KURTULUŞ GÜNÜ

Ürer Konak Profil Resmi
Ürer Konak

KURTULUŞ GÜNÜ

Birinci Dünya Savaşına tarihçiler 1.PAYLAŞIM Savaşı da derler. Çünkü ekonomik açıdan çok gelişmiş olan batılı devletler yeni pazaryerleri (sömürgeler) aramaya başladılar. Ürettiklerini satacakları, ucuz hammadde kaynakları bulunan yerler arıyorlardı. Osmanlı, sömürgeci devletlerin iştahlarını kabartmaktaydı. Uzun zamandır onların gözünde “Hasta Adam”dı. Ölmek üzere olduğuna inanılan, hammadde kaynakları zengin (petrol, krom, demir, tarım ürünleri gibi) bu devleti yutmak onlar için çok kolay geliyordu.

Savaş başlamadan ve başladıktan sonra aralarında yaptıkları gizli antlaşmalarla Osmanlı’yı aralarında nasıl paylaşacakları konusunda anlaştılar. Bu antlaşmalardan bazıları şunlardır.

Mac Mohan Antl. (1915) İngiltere ile Arap (Hicaz) şeyhi Hüseyin arasında yapıldı. Arapların isyanı karşılığında bağımsızlığı kararlaştırıldı.

Londra Antl. (1915) İngiltere-Fransa-Rusya-İtalya arasında yapıldı. İtalya’yı aralarına çekmek için yapıldı. Daha sonra İtalya’ya Batı Anadolu’da Muğla, Antalya vaat edildi.

Sykes-Picot Ant. (1916) İngiltere-Fransa-Rusya arasında yapıldı. Boğazlar ve Doğu Anadolu Rusya’ya, İç Anadolu’nun bir bölümüyle, Suriye, Musul (Irak) Fransa’ya, Irak’ın diğer bölümleri, Hayfa, Akka İngiltere’ye bırakılacaktı. Daha sonra (Çanakkale Savaşından) boğazların denetimi ve İstanbul İngiltere-Fransa-İtalya’nın işgaline uğradı.

Saint Jean de Maurienne Antl. (1917) İngiltere-Fransa-İtalya arasında yapıldı. İtalya’ya ödünler verilerek Batı Anadolu, Güneybatı Anadolu Göller yöresi bırakıldı.

Görülüyor ki bu antlaşmalarda Yunanlılar yoktu. Peki 15 Mayıs 1919 da İzmir’e Yunanlılar çıktı? Savaş başladığında Osmanlı Devleti çok sayıda cephelerde savaştı. Çanakkale, Kafkas, Kanal, Irak, Suriye gibi… Sonuçta destanlar yarattık.

Ama yenildik bu güçlü devletler karşısında. İngiltere-Fransa, Yunanlıları maşa olarak kullandılar. Onların Megola İdea (Büyük Yunanistan ülküsü) sını kaşıdılar. Emperyalist devletlerde büyük kayıplar vermişlerdi; yorgundular. Ordular savaşlarda çok yıpranmış, kayıplar vermişlerdi. Yeni kurulmuş olan Yunanistan’ı piyon olarak kullandılar. Ruslar, 1917 de Sosyalist Devrim sonunda savaştan çekildi. Yurdumuz paylaşılmaya başlandı. Fransızlar; Adana, Maraş, Gaziantep, Urfa, Hatay’ı işgal ettiler. İngilizler; Boğazlar, Karadeniz kıyılarımızın bazı yerleri, İç Anadolu’da kimi yerleri işgal ettiler. İtalya, Akdeniz kıyılarımızı. Yorgun, büyük kayıplar veren İngilizlerin kışkırtmasıyla.

Yunanlılar İzmir’den sonra içlere doğru ilerlediler. Yunanlılar Nisan 1921 den itibaren, yani 2. İnönü Savaşı’nın hemen ardından, Batı Anadolu’daki Yunan çıkar bölgelerinin kuzey kanadını güven altına almak istedi. Kuzeyden güneye doğru Yalova Orhangazi Gemlik çizgisinin batısında kalan yörelerin “Hristiyanlaştırılması” amaçlanıyordu. Bu yöreler XX. Y.y. ın başlarında ve 1. Paylaşım Savaşı öncesinde Hristiyan nüfusun oldukça yoğun yaşadığı yerlerdi. Orhangazi ve çevresinde Ermeni, Gemlik içi ve Mudanya çevrelerinde Rum nüfus çoğunluktaydı. Bu ilçelerimizin köylerinde ise Türk nüfus çoğunluktaydı.

İngiltere, Anadolu’da Yunan işgalini sadece ekonomik ve siyasi alanda desteklemekle kalmayıp, askeri alanda da destekliyordu. Mudanya ve Gemlik’in işgalindeki İngiliz etkisi bunu göstermektedir. Bu tutumun nedeni; Boğazları kendi egemenliğinde tutma politikasıyla ilgilidir. Boğazlar ve İstanbul’u kendisi, yakın çevresine de rahatlıkla kontrol edebileceği küçük Yunanistan ise İngiltere’nin bölgedeki çıkarlarının hizmetçisi olarak kullanıldığının çokta farkında değildi, bu görevi seve seve yüklendiler.

Günümüzdeki Akdeniz’deki olaylara da bakılıp, akıl süzgecinden geçirildiğinde yine Fransa, İngiltere, Almanya ve Avrupa devletlerinin neden Yunanistan’ın arkasında olduklarını anlayabiliriz. Yunanistan yine emperyalist devletlerin amaçlarına hizmet etmektedir. Buralardan kendisine küçük bir pay bırakılıp, büyük parsayı, büyük devletler olacaktır. Sonra da aynı Kurtuluş Savaşında yaptıkları gibi bizi başbaşa bırakacaklardır.

Türkiye ve Yunanistan’ın bu coğrafyada iyi geçinmeleri ve büyük güçlü emperyalist devletlerin oyunlarına gelmemeleri gereklidir. Fransa’nın Kıbrıs Rum Yönetiminden üs sağlaması, gemilerini Doğu Akdeniz’e göndermeleri nedendir? Ne işi Fransa’nın bu bölgelerde?

Şimdi gelelim ilçemizin işgali ve kurtuluşu öyküsüne… Yine İngilizler başroldeler… İlçemiz onlar önce işgal etti. Yunanlılara bıraktılar. Yine Türk Yunan karşı karşıya geldi.

25 Haziran 1920 günü İngiliz birliklerinin Gemlik’e çıkma girişimleri Dr. Ziya Kaya Kaymakam Mehmet Cemil, askerlik şube başkanı Yüzbaşı İbrahim Bey in girişimleriyle önlenmiştir. 6 Temmuz 1920 günü İngilizler deniz ve hava kuvvetleri ile Gemlik’e çıkmışlar, 8 Temmuz 1920 günü işgali Yunan birliklerine bırakmışlardır. İşte bu tarihten itibaren FOTİ, YORGİ ve SİMON adlı Rum çetecilerin örgütlediği Rum çeteler 1921 yılında Karacaali, Küçükkumla, Narlı, Fıstıklı, Gedelek, Umurbey, Hamidiye gibi köylerimizde baskınlar yaparak yağlamalar ve katliamlar yapmışlardır.

Ulusal güçlerimizin samanlı Dağları sırtlarında görülmesi üzerine, yunan güçleri Orhangazi’ye yakıp yıkmalarından sonra ilçemizi de ateşe verme girişiminde bulundular.

Evlerdeki insanları boşaltarak kıyıda topladılar. 16 adet piyanoyu götürmek üzere limana taşıttılar. 10-11 Eylül 1922 gece yarısı şiddetli çarpışmalardan sonra Gemlikimiz Halit Karsıalan (Deli Halitpaşa) komutasındaki Kocaeli Grubu tarafından kurtarıldı.  Çatışmalarda Yüzbaşı Cemal Bey ve arkadaşları şehit düştüler. Önce şimdi yıkılmış olan Solaksubaşı Camiinde haziresine gömülmüşlerdir. Caminin yenilenmesi sırasında buradaki mezarlar Emetullah Hatun Camiinin küçük bahçesine nakledilmişlerdir.

İşgal sırasında Gemlik’te, köylerinde ve Orhangazi ile çevresindeki köylerde yüzlerce çocuk, kadın, erkek olmak üzere Türkler; Rumlar ve Yunan askerlerince katledildiler. Evleri yakıldı, yağmalandı. İlçemiz askerlerimizce kurtarıldığında da yerli Rumlardan da yüzlercesi denizde boğuldular. Acı olaylar bunlar.. Ders çıkarmak gerekir. Günümüzdeki olaylara bir ders, bir örnek olmalı, alınmalı… Tarihten ders alınmazsa çok acı olaylar tekrar yaşanabilir.

Kurtuluşumuzun 98. Yılı kutlu olsun! Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Ruhları şadolsun.