YENİ KRİZ KAPIDA

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

Türkiye Cumhuriyeti kuruldu kurulalı en büyük ekonomik krizlerinden birini daha yaşıyor.

18 yıldır ülkeyi yöneten iktidar gemiyi batırmak üzere.

Gemide yalnız kendileri yok.

Her şeyden önce halkımız var.

Bu insanların büyük çoğunluğu ayda en fazla 3-4 bin lira ile geçinen insanlar.

Kıyıda köşede ise bir şeyleri bulunmayan, günlük yaşayan sade vatandaşlar...

Neden böyle oldu?

2002 yılına dönersek, dünyada yaşanan ön önemli krizlerden biri, 11 Eylül günü İslamcı teröristlerin ABD de kaçırdıkları yolcu uçağı  ile ünlü İkiz Kule’lere saldırarak yıkılmasına neden olmasıdır.

Dünyanın jandarması ABD bu eylemle çizik yerdi.

ABD, bu olaydan sonra Orta Doğu da halkının çoğunluğu müslüman olan ülkelere yeni stratejiler çizdi.

Müslüman ülkelerin yönetimlerini, BOP deki çizilen çizgideki gibi ılımlı İslamcı liderler tarafından yönetilmesini planlamışlardı..

Böylece İslamcı terörizm ile başa çıkabilecekler, hem de Ortadoğu’daki petrol kaynaklarını ele geçirip, yandaş iktidarlarla birlikte yöneteceklerdi.

Öyle de oldu.

2002 seçimlerinden önce Türkiye de 57. Ecevit iktidarın bozuk olan ekonomisi İMF’nin has elemanı Kemal Derviş getirilerek, ekonominin sıkı disiplin altına alınmış, bütün ekonomik yıkımın faturası halka ödetilmişti.

O yıl yapılan genel seçimlerden bir süre önce ABD’ye giden Erdoğan ve ekibi, dönüşte parti kurmuş ve seçimlerden birinci çıkmışlardı.

Türkiye de aranan ılımlı siyasal İslamcı hükümet böylece kuruldu.

Simgesi Ampul olan bu parti, çevresini ve ülkeyi aydınlatacaktı.

Oysa tüm kurucuları siyasal İslamcı kökden geliyordu..

FP içinde baş gösteren iktidar kavgasında rahmetli Erbakan Erdoğan ve Gül ekibini istemeyince, yeni parti kurma girişimleri başlatıldı.

ABD’nin aradığı ılımlı siyasal İslamcı lider bulunmuştu.

 Erbakan bunlar için; ”Milli görüş gömleğini çıkardılar, ABD gömleğini giydiler” demişti.

Yapılan seçimlerde AKP tek başına iktidar oldu.

demokrasiye sadık kalacaklardı.

AB ile bağlarımız güçlenecek, demokrasinin sınırları genişleterek, özgürlükler artacaktı.

AB kapısına dayandıklarında, giriş yapılmadan, bekleme süresi başlayınca ülkede bayram havası estirdiler.

Cumhuriyetin bütün kaynakları iktidarları süresince talan edildi.

Limanlar, fabrikalar, araziler, dağlar, ırmaklar, koylar, ormanlar hepsi satıldı.

AKP ve yandaş iş adamlarına, devletin yapacağı tüm yol, baraj, hastane, hava alanı gibi milyar dolarlık yatırımları yaptırdı.

Devletin kaynakları o günden beri yağmalanıyor.

Muhafazakar dindar geçinen iktidar ve yandaşları kısa zamanda köşeyi döndüler.

En büyük rant, devlet ihalelerinde, belediyelerde, imar değişikliklerinde, inşaat sektöründe ve otomobil sektöründe yaşandı.

Teşvikler, konut alımlarına ve otomobil alımlarına yapıldı.

500 veya bin lira ödeyebilecek olanlar, araba ve konut sahibi oldu..

Öte yandan, 2-3 liradan atılan benzin Türkiye de iki üç katı fiyatla satılmaya başlandı.

Eğitim, AKP iktidarı boyunca dibe vurdu.

İmam Hatipli olmak ayrıcalıklı sayıldı.

Kamu ya personel alımlarda imam hatipliler öne geçti.

Cumhuriyetin tüm değerleri birer birer yok edildi

Ulusal bayram törenlerin içi boşaltıldı.

Atatürk anıtına çelenk koymalar bile yasaklandı.

16 yıl devletin bütün birimlerine yerleştirdikleri FETÖ’cüler eliyle, Ordudaki Kemalist subaylar düzmece savlarla tutuklandılar, Ergenekon, Balyoz gibi operasyonlarla TSK’lerinin en kadrolarına Fetö’cüler yerleştirildi.

Ekonomi dibe battı.

AKP 18 Kasım 2002 ‘de iktidara geldiğinde 1 dolar 1.58 liraydı.

Bugün ise 1 dolar 7.29 lira oldu.

1 gram altının fiyatı ise 473 lira, çeyrek altının tanesi 841 liradan işlem görüyor.

Ekonomi batmış durumda.

Hazinedeki rezervler eritildi.

Çalışanlar 2.200 lira asgari ücrete talim ederken, küçük esnaf tamamen bitti.

Bütçe açığı kapatılamıyor, hazinede yedek akçe olan dövizler yok edildi.

Saraylar, uçaklar alınırken, dünyanın dört bir köşesindeki geri kalmış İslamcı ülkelere milyon dolarlık camiler yaptırıldı.

Çamlıca tepesine 100 bin kişilik içinde cami yaptılar, 1000 odalı Cumhurbaşkanı külliyesine milyar dolarlar harcadılar.

İsraf doruk noktasına çıktı.

Sonuçta cebimizdeki paranın alım gücü kalmadı.

Şimdi AKP iktidar hiçbir şey yokmuş gibi davranarak hala halkı kandırmaya devam ediyor.

Gemi batıyor kaptan hala hayal görüyor.

CHP safında ise, Muharrem İnce ülkenin en büyük ekonomik krizinin yaşandığı bir dönemde, parti kurmaya çalışıyor.

Ey hak! Sen bu sosyal demokratlara akıl ihsan eyle.



Diğer Yazıları