DAVUTOĞLU’NDAN MAL VARLIĞI ATAĞI

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

17 yıldır ülkeyi yöneten AKP hükümetinin bir yandan Başkanlık sistemine geçerek, TBMM niteliksiz hale getirmesi, öte yandan milli gelirin paylaşımında halkın büyük çoğunluğunun açlık sınırın altında kalması, adalet siteminin çökmesi, ekonominin giderek kötüleşmesi, yolsuz luklar ile ilgili ortaya atılan söylentiler par ti içinde çözülmelere yol açtı.

2002’de Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yola çıkan ekibin en önemli isimleri bu gün partiden uzakta.
Partiye egemen olan Erdoğan’ın tek adamlığı, çevresindeki sivrilen kişileri pasivize etmesi, ülkeyi Kanun Hükmün de Kararnamelerle (KHK) yönetmesi kopuşları getirdi.
“Dava” adını verdikleri, ne idüğü bilin meyen davada kopuşlar yaşanıyor.
Erdoğan’ın en güvendiği kafa adamla rı Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan AKP dışında parti kurma aşamasındalar.
AKP tabanında bu nedenle kopuşlar yaşanıyor.
Önceki gün Erdoğan’ın İstanbul da, Şehir Üniversitesi üzerinden, bu üniversitenin kurucuları arasında bulunan eski Başbakanı Ahmet Davutoğlu ve Bakanı Ali Babacan, yüklenerek, Halk Bankasın dan alınan krediler konusunda ağır şekil de suçlamasına, Ahmet Babacan da bir o kadar sert yanıt verdi.
Erdoğan’ın AKP tabanına zarar verecek siyasi parti kurma girişimlerine yol açan iki partilisinin partilerinin bu ay içinde kuruluş aşamasında kendi ona yıyla kurulan Şehir Üniversitesi konu sunda suçlaması kavganın büyüdüğü nü, Erdoğan’ın iki eski dava arkadaşına karşı savaş açtığının göstergesidir.
Ahmet Davutoğlu, önceki gün yaptığı açıklamada Erdoğan’ın açıklamasının “temel nezaket kurallarına bile uyma yan, bu yüksek makama yakışmayan bir üslup ile dile getirdiği ağır ithamlara cevap vermek mecburiyeti doğmuştur. Bilinmelidir ki bu, şahsi bir mesele değil bir devlet ahlakı meselesidir.” diyor.
“Bu bir devlet ahlakı meselesidir” sözü düşündürücüdür.
Davutoğlu şöyle sürdürüyor açıklamasını: “Her şeyden önce üniversite ile ilgili böyle bir kararın bir siyasi partinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulunda alınmış olması hem üniversiteye yönelen husumetin altında yatan gerçek niyeti hem devlet düzenimizin gelmiş olduğu durumu bütün çıplaklığı ile ortaya koymaktadır. Aileleriyle birlikte 7000 öğrenciyi mağdur etme pahasına sergilenen bu öfkeye neyin sebep olduğunu, kimin nereye savrulduğunu, kamu kaynaklarının hangi amaçlarla nasıl kullanıldığını, ekonomik servet oluşturma bakımından kimlerin nasıl statü değiştirdiklerini milletimiz çok iyi bilmektedir.”(!)
Davutoğlu AKP döneminde ekonomik servet oluşturma bakımından kimlerin nasıl statü değiştirdiklerini milletimiz çok iyi biliyor.” diyor.
Bence bunu açmalı sayın Davutoğlu.
Kim bunlar, kamu kaynaklarını hangi amaçlarla kullanıldığını halka anlatmalı.
“En temel nezaket kurallarına dahi uymayan bu üsluba rağmen Halk Bankası konusunda açılan tartışmayı anlamlı buluyorum. Bugün bir milat olmalıdır. Çağrım açıktır: Madem ki bu ülkeye hizmetten gayrı hiç bir hedef gütmemiş ve bütün bir ömrünü buna adamış bir başbakana ‘dolandırıcılık' iftirasında bulunulmuştur, o zaman şu anda görev yapanlar da dahil olmak üzere yaşayan bütün Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, kamu bankalarının bağlı olduğu bakanlar ve özelleştirme yüksek kurulunda görev yapmış yetkililerin ve onların birin ci ve ikinci derece hısımlarının ve akra balarının mal varlıklarını ve bu varlıklar daki değişimi, bu kişilerin siyasete girdikleri/devlet görevi üstlendikleri günden bugüne kadar araştırmak ve soruşturmak üzere TBMM'nde gerekli komisyonlar oluşturulmalı ve Sayın Cumhurbaşkanı'nın ifade ettiği vechile yetimlerin hakları son kuruşuna kadar korunmalıdır. Ben şahsım adına artık üyesi olmadığım yüce TBMM'ne hesap vermekten bir an bile imtina etmem.”  diyen Davutoğlu’nun çağrısına bakalım Erdoğan nasıl yanıt verecek.
Buna Hodri Meydan denir. 
Evet, TBMM de bir araştırma komisyonu kurulmalı, kimlerin bu süreçte yakınlarıyla ne kadar mal varlığı elde ettiği araştırılmalı. 
Yoksa bu vebalden kurtulunmaz
 



Diğer Yazıları