ZEYTİN VE YAĞ HASADINDA DURUM

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

Belki birçoğunuz farkında değilsiniz ama binlerce üretici bugünlerde zeytinin hasadıyla uğraşıyor. 
Havalar bozmadan, zeytini toplayıp, seçtikten sonra çiğ olarak satmak veya kaba koymak derdinde. Çünkü, zeytin ürünü kışın olgunlaşıp değerlendirilen bir ürün.
Ağacında tümü birden olgunlaşmıyor. Kimi yeşil, kimi kızıl, kimi ise simsiyah olgunlaşırken hasat mevsimi başlıyor. 
O nedenle üretici eğer ekibi varsa zeytini toplu yor.  Yağmura ve kara bırakmak istemiyor.
Kar yağarsa veya araziye yağmur nedeniyle giremezse hasat gecikir. Bu süreci üretici çok iyi değerlendirmek zorunda.
Bu yıl havaların ılıman gitmesi zeytin üreticisinin olgunlaşan zeytini hasadına imkan tanıdı. 
Ancak, havaların mevsimin çok üstünde sıcak gitmesi, bir yandan da ürünün havuza girecek sertlikte olmamasına neden oldu.
Yani zeytin yumuşadı.
Böyle bir zeytin sofralık olmaya uygun değildir.
Bu zeytinin kalibresi, (Tane adedi) büyük de olsa, tüccar veya Marmarabirlik tarafından standarda uygun olmadığı için alınmıyor. Üretici bu zeytini ya kabına koyacak, ya da yağlığa vermek zorunda kalacaktır.
Geçtiğimiz günlerde Muratoba Mahallesinde Bloomberg Tv’nin Tarım Editörünün yaptığı çekimler sırasında bölgede bulunan yağ fabrikasına girip inceleme yaptım.
Eskinin taş baskı dediğimiz sistem yerine yeni modern Kontini sistem makinalarla donatılmış, tertemiz fabrikada üretici yağ sıktırmak için sıra beklerken yağhaneye getirilen zeytinlerin her boyu zeytin gelmiş yağhaneye.
Kimi yeşil, kimi kızıl, kimi küçük taneli kimi ise iri…
Bu arada birçok tanıdık sima ile de karşılaştım. 
İşletme sahibi Ayşe Hanımla da tanıştık. İşletmeyi gezdim. Bir bayanın ağır bir işçiliği olan yağ sıkım işletmesini başarı ile yönetmesinden dolayı da mutluluk duydum.
İşyerinde disiplini gördüm. Temizliği gözledim.
Vatandaşlar zeytini getirip sırasını beklerken çaylarını da yudumluyorlardı.
İtiş kakış yok. Herkes sırasına razı aynı gün içinde üründen sıkılan yağını alıp evine dönmenin huzuru ve mutluluğunu tadıyordu.
Bir ara bizim çocukların servis aracının sahibi ile karşılaştım. Sıkılacak yağının başında bekliyor du.
Bu arada belirteyim. Bir sıkımlık yağ için en az 300-400 kilo yağlık zeytin gerekli.
Servisçinin getirdiği zeytini görünce şaşırdım.
Zeytinin bareminin 250-260 tane arasında idi. 
Bu zeytinden yağ sıkılması tamamen zarar olduğu için, neden satmadığını sordum. 
Kilo başı en az 3-4 lira zarar edecekti üretici.
Marmarabirlik’in zeytinin yumuşak bulduğu için havuza atılmayacak nitelikte olduğundan almadığı nı söyledi. “Mecbur kalıp, ya havuza kendim koyacaktım ya da yağ sıktıracaktım. Ben yağ sıktırmayı tercih ettim.” dedi.
Yağlık zeytinin en son alım fiyatı 4 lira. 260-250 taneli bir zeytin 8 lira civarında.
Yarı yarıya zarar…
Bu yıl yağlık zeytinde durum böyle.
Nefis yağları sıkılıyor. Dip zeytini eskisi gibi rağbet etmiyor. Küçük taneli ağaçtan toplanan zeytin ile elde edilen yağın asit oranı düşük olduğundan satışı da bu günlerde 25 lira ediyor.
1 kilo zeytin yağı, zeytinine göre 4 veya 5 kilodan elde ediliyor. Siz varın bunun maliyetini hesaplayın.
4 kilodan yağ elde edilse, zeytine 4x4= 16 lira zeytinin ücreti başına sıkma için 50 kuruş, bunun getir götürmesi, kabını da eklerseniz fiyat 20 liraya yağın çıkar. Eğer, 5 kilodan 1 kilo yağ elde edilirse kilo başı maliyet 20 lirayı da geçer. Bunu bilmeyenler öğrensin.
Zeytinde toplanıyor. Ama alıcı yok.
Marmarabirlik 5 yıl ortalamasına göre kota uyguluyor. Bu ne demek 5 yıl içinde birliğe kaç kilo zeytin vermişsen ortalamasına göre senden zeytin alıyor birlik.
Bu sezon  Birliğin alacağı ürün miktarı 42 mil yon kilo. Üretim ise 100 milyondan fazla. 
Tümünü Marmarabirlik’in alması olanaksız. 
O’nun için kooperatife düzenli zeytin veren kazanıyor. 
Yoksa ürünü piyasa fiyatından çok aşağıda tüccar tarafından alınıyor. 



Diğer Yazıları