HAİN KİM?

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

Bu ülkede siyasetin gündemi çok çabuk değiştirilebiliyor.
Bakanlara ve ailelerine kıyak sağlık hizmetlerinin sunulduğu, bir haftalık bir tatil için kalacağınız motelde KDV’den öte bir de devlete vergi ödeyeceğiniz zamların yasalaştığı gün, Sözcü gazetesinin kıdemli duayen başyazarının “Tokmak” adlı köşesinde bir CHP’lin gizlice Sarayda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğü haberi ortalığı karıştırdı.
Birden Türkiye de gündem değişti. 

Gazetecilik mesleği böyledir. 
Bir haber ortalığı karıştırabilir.
Onun için gazeteci kendi kaynağına dayanmadan haber yaparken veya yazı yazarken çok dikkatli olmak zorundadır.
Bir de Türkiye’nin en çok okunan gazete sinde güvenilen bir yazarsanız daha dikkatli olmak zorundasınız.
Rahmi Turan, Sözcü’nün başyazarıdır ve 20 yıldır güvendiğim arkadaşım dediği saraya yakın bir gazeteciden aldığı ‘tiyo’yu (Sana müthiş bir haber vereceğim. Bomba bir haber dediği haberi) köşesine taşıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Saray’a giden CHP’liye, “Türkiye nin güvenliği için senin CHP’nin Genel Başkanı olman gerekir” güvenilir gazeteciden aldığı haberi köşesini taşıyınca kıyamet kopuyor.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 21 Kasım sabahı FOX Tv. de, İsmail Küçükkaya ile söyleşirken, sorulan soru üzerine, bunun doğru olduğunu, haberi de bulunduğunu belirtiyor. Tabii Erdoğan’a yükleniyor.
Basın bu yazıyı ve Kılıçdaroğlu’nun cevabını diline doluyor. 
Gazeteciler ikiye bölünüyor, kimi Saray’ın komplosu diyor, kimisi yalan haber diyor. CHP sözcüleri, “Erdoğan her şeyi yapar” diyor. 
Sonunda AP sözcülerinden haberi alan olduğunu açıklıyorlar. Erdoğan devreye geç giriyor ve kimseyle görüşmediğini belirterek, "ıspat etsinler, istifa edeceğim.” diyor.
Bakın, iyi araştırılmayan ve doğrulatılma yan bir köşe yazısı ülkeyi krize bile götürecek noktaya geliyor.
Ertesi gün yazar Rahmi Turhan, Saraya giden kişinin Cumhurbaşkanı adayı eski Yalova Milletvekili Muharrem İnce olduğunu açıklıyor. 
Ardından kaynağının söylemem dediği gazetecinin, Talat Atilla adlı kişi olduğunu açıklıyor.
Bu kişinin kendi internet gazetesi olduğu halde, bunu köşesinde yazmayıp, CHP ye yakın olduğu bilinen gazetelerde yazdırmaya çalışması ne demektir?
Bu kişi yaptığı açıklamada, Rahmi Turhan’dan önce aynı gazetenin yazarı Uğur Dündar’a teklif ettiğini, Dündar’ın bunun CHP içinde karışıklığa neden olacağını söyleyip kabul etmiyor. Konuyu Kılıçdaroğlu’na da bildirdiğini iddia ediyor!
Saray içindeki karıştırıcı, iki kişi arasında geçen konuşmanın içeriğini ayrıntısına kadar nasıl bilebilir. Fetö dönemi kapanmasaydı bu bilinebilirdi.
CHP Genel Başkanının bildiği halde bu konu hakkında konuşmaması, 2020 Nisanında yapılacak kurultayda aday olacağı belli oldu ğu halde üzerine gitmemesi, araştırmaması bugün gelinen noktada hatalı olduğunu gösteriyor.
Bu da kamuoyunda CHP’nin yıpratılmasına neden oluyor.
Karşı tarafından ısrarla “Bir şey olmaz bu CHP’den “ sözünün yerleştirilmesine yarıyor.
Delinin biri kuyuya bir taş atıyor, CHP’liler bu taşı çıkarmak için birbirine giriyor.
Olmaz böyle şey. Hain varsa ortaya çıkarılsın ve partiden atılsın. 
Kim bu hain?
Not: Büyüğüm Edip Özer’in kardeşi meslektaşımız Musa Özer’in ölümü nedeniyle üzüntüm derindir. Ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.



Diğer Yazıları