KASIM ZAMLARLA GELDİ...

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

Kasım ayı da göz açıp kapayasıya dek bitecek, Aralık sonra da 2020 ye girmiş olacağız.
Zaman en kıymetli. 2019 yılı geride kalıyor
Kasım ayı nasıl geldi anlayamadım.
Geriye baktığımızda günler, haftalar ve aylar su gibi akıp gitti.
Kasım ve Aralık kavram.
Saatler, günler nasıl geçiyor anlayamıyorum.            

Geçen zaman dilimi içinde açıları, tatlılıkları, istesek te, istemesek de yaşıyoruz.
Kasım ayı sonbaharın müjdesidir.
Kasım ayına soğuk bir havada gire rek, Kasımın geldiğini anladık.
Allahtan soğuk bir gün sürüp çabuk gitti de fazla sıkıntı yaşamadık.
Ama bir gün bile bize kışın yaklaştığını hissettirdi. 
Isıtıcıları yaktık.
Genelde Gemlik’te soğuklar Kasım ayında başlar.
Geçtiğimiz yıl anımsadığına göre 5 Kasım günü doğalgaz masraflarımız başlamıştı.
Bu yıl 5 gün önceden müjdeyi aldık.
Soğukların keseye dokunacağı için bu yıl vatandaşlar daha geç yakacak kombilerini..
Maşallah Enerji Denetleme Kurulu Kasım gelmeden doğalgaza yüzde 15’lik zammı yapıştırdı.
Zamların ard, arda geleceği endişe sini bu günlerde hep birlikte yaşıyoruz.
Bir süre palavra ile halkı aldatmalar devam ederken, ortalığı güllük gülistan lık göstermeye çalışmaları fayda vermiyor.
Halk bunca pahalılığa sesini çıkaramıyorlarsa bu sessizlik böyle devam edecek anlamına gelmez.
Akaryakıta her gün zam geliyor.
1 litre benzinin 7 lira sınırında olması halka reva mı?
Hangi ülkede akaryakıt, doğalgaz, et fiyatları, elektrik, günlük tüketim maddeleri bu kadar pahalı?
Bunlar yetmiyormuş gibi ard, arda yeni zamlar sıralanıyor.
Yurt dışına çıkmaz vergiye tabi, tatilde konaklamakta vergi kapsamına alındı. 
Zamlar halkın yaşam kalitesini düşürüyor.
Hayatı çekilmez hale getirdiler.
Suriye olaylarının faturasının halka çıkacağı belliydi.
Çıkıyor da.
Bütçe açığı kapanmadığı için açığı zamlarla kapatıyorlar.
Irak’ta, Filistin de, Ürdün de, Cezayir de, Şili’de, Ekvator’da halk sokaklarda rüşveti, pahalılığı, yolsuzluklara karşı siyasi iktidarlara karşı kitlesel mücadele veriyor.
Başbakanlar, bakanlar değişiyor.
Atılmış kararlar geri alınıyor ama öfke dinmiyor.
Halkın öfkesi taşan seller gibidir.
Önündeki her türlü bendi kıyar geçer.
Halkı o noktaya getirmemek iktidarların görevidir.
Yoksa sonları olur.
Bunu bilen AKP iktidarı önlem olarak polis devleti kurdu.
Taksim olaylarından sonra özel kuvvetler oluşturuldu.
Askerin yetkileri azaltılarak İçişleri Bakanlığı bir çok yerde özel güçler oluşturdu. Yetkiler değişti.
Sonuç olarak, ne kurarsanız kurun, dünya örnekleri ortada.
Bağdat kaynıyor, Cezayir yanıyor, Şili’de de Allende dönemine dönüldü. 
Bunlardan ders çıkarmak gerekli ve de halkı çileden çıkmadan doğru kararlar alınmalı.
Bu halk susar, susar ama bir gün gelir artık susmaz o zaman iş işten geçer.
Bu ülkeye yazık.

 



Diğer Yazıları