Tiyatro...

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

Gemlik Belediye rahmetli Hukuk insanı ve siyasetçi Özgür Aksoy’un anısına “1.Özgür Aksoy Tiyatro Buluşması” adı altında Bursa Barosu ile birlikte Gemlik’te bir ilke imza attı. 
24 Ekim günü başlayan tiyatro etkinliklerinde dün akşam Antalya Barosu’nun “Kocamın Nişanlısı” adlı oyunu ile Gemlikli tiyatro severleri buluşturdu.  

Gündüz ve gece oyunlarıyla Gemlik liler ard arda bu kadar oyunu ilk kez izledi. 
Adeta tiyatro şenliğine dönüştü bu etkinlik. 
Özgür Aksoy, rahmetli babası Ali Aksoy gibi edebiyat ve sanata karşı duyarlı bir kişiydi. 
Babası Ali de bir hukuk adamıydı ama, asıl sevdası edebiyattı. 
Rahmetli Ali ile uzun yıllar arkadaşlığım oldu. 
Birlikte CHP ilçe yönetiminde siyaset yaptık (1979-1981). Siyasete Gemlik’te başlamasında ben etkili oldum. Yoksa, Orhangazi’de siyaset yapmayı düşünüyordu. 
Her toplantıda o’nun Nazım’dan okuduğu şiirleri zevkle dinlerdik. O’nun davudi sesinden Nazım’ı dinlemek bir başka güzeldi. 
Siyasetteki birlikteliğimiz 12  Eylülden sonra SODEP kuruluşunda ve ardından Ecevit hareketiyle oluşumuna giriştiğimiz DSP -o günlerde partinin adı daha konmamıştı- hareketin ilçede kurucuları olduk. 
Ali, o günlerde de biraraya geldiğimiz de veya toplantılarda yine şiir okur, edebiyat yönü siyasetten ağır basardı. 
Ben o’na “Sen yanlış meslek seçmiş sin. Edebiyat öğretmeni olmalıydın” derdim. 
Yıllar sonra Özgür doğdu, babası gibi o da bir hukuk insanı oldu. O’nun edebiyata tutkusunu Ali’yi kaybettikten sonra “İşte babasının oğlu” dedim. 
Daha sonra Bursa Barosu’nun tiyatro kolunda oyunlar oynadığını kendinden defalarca duydum. Ama, hiçbirini izleyemedim
Birkaç kez gazetede istediği zaman köşe yazısı yazmayı önerdim. 
Çünkü, Ali yıllarca Gemlik Körfez de dizi yazılar ve köşe yazıları yazdı. 
O’nun boşluğunu doldurmasını arzuluyordum. İşlerinden fırsat bulduğunda yazacağı sözünü verdi, olmadı. 
Tiyatronun bende ayrı bir yeri var. 
Öğretmen okulunda okul tiyatro ko lunda 3 yıl her oyunda roller aldım. Dev let tiyatrolarının oynadığı Hidayet Sayın’ın “Topuzlu” ve “Küçük Devler” adlı oyunları ile Rıfat Ilgaz’ın “Hababam Sınıfı” oyunlarını oynayıp, turnelere çıktık. Manisa Mesir Şenliklerinde sahne aldık. 
Öğretmen olduktan sonra Haydariye ve Adliye Köyünde öğrencilerimle her yıl bir oyun sahneye koydum. 
Haydariye’de öğretmenlik yaptığım arkadaşlarım Mustafa Akbaba ve Hüseyin Torun ile -her ikisi de ışıklar içinde uyusunlar- “Ormanda” ve “Pusuda” oyununu Gemlik Lisesi Salonunda o yıllarda oynadık. Kazandığımız para ile Atatürk büstü alıp, okul önüne kaidesine koyduk. Tiyatro bir kültürdür. Tiyatro oyuncusu sanatçıdır. Doğrudan izleyicisiyle buluşur. 
Özgür, kahpe bir kurşunla aramızdan ayrıldı ama, bakın hala yaşıyor. 
Onunla aynı gün öldürülen polis kardeşimizin adı da yeni Adliye Sarayının girişinde yaşatılıyor. 
Ne güzel öldükten sonra yaşayanlara ve onu yaşatanlara. 



Diğer Yazıları