Deprem!

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

Şale Demirel sosyal medya hesabın dan; “Depremmmmmmmm!” yazmış. 
Celal Kurt ise, 
“Sallandık uzunca” demiş. 
Dün Marmara Denizi’nde 4.6 şiddette sarsıntı meydana geldi. 
Bütün gün tv. kanalları depremi yeniden gündeme taşıdı. 
Prof.lar her kanalda depremi ve nedenlerini anlatıp durdular. 
Sonuçta biz Gemliklilerin unuttuğu Deprem gerçeğini yine hatırladık. 
1999 depremini yaşayanlardanım. 
Kumla’daki yazlığımızda yakalandık depreme.
Korkudan fırladık yataktan, karanlıkta merdivenleri ikişer, üçer yalın ayak atlayıp sokağa fırladığımızda önüme sitenin bacası düştü, ölümden döndüm. 
Herkes can derdinde sokakları doldurdu. 
Bağrışların, ağlamaların ardı arkası kesilmiyor du. 
Annem geldi aklıma. 
3. katta yalnız yaşıyordu. 
Koştum onu indirmeye. 
Bu şok unutulacak gibi değildi. 
Gördük ki unutmuşuz. 
1999 depremi sonrası Gemlik’e anlı şanlı profesörler çağırdı belediye. 
Deprem Dede’yi kaç kişi hatırlıyor?
Küçücük boyuyla bize depremin ne olduğunu anlattı. Çağrıldığı her yere gitti. 
Depremden korkulmayacağını, depremin kaçınılmaz bir sonuç olduğunu, gerekli önlemlerin alınmasını ölesiye dek öğütledi. 
Depremden korunmanın birinci koşulu sağlıklı yapıların inşa edilmesidir. 
Bunun için zemin önemli malzeme önemli, teknik önemli, inşa önemli. 
Kısacası depremden en az zararla çıkmanın yolu bilime inanmak, onun yolundan gitmek. 
Türkiye’de en kolay para kazanma yolu inşaat rantıdır. Köyden kente göç edenlerin istihdam kaynağı inşaat işçiliğidir. 
İlkokulu bile zor bitiren tarım işçisi, göç etti kentte inşaatlarda iş bulup, amelelikle başladığı işinde, sıvacı, demirci, fayanscı, tesisatcı, elektrikçi olabiliyor. 
Birkaç yıl sonra ailece havuzda biriktirdikleriyle küçükten başlayıp bina inşaatlarını komp le yapabiliyor. Teknik adama projeler çizdiriyor. Belediyelere onaylatıyor başlıyor müteahhitliğe. 
Bakan yok, eden yok binalar bitiyor, yenileri yapılıyor. 
Bunu şunun için yazdım. 
Kentlerin sağlıklı yapılaşmasında sorumlu olan devlet. Ve bu devletin şehir ve imarcılık bakanlıkları ile Belediyeler bu konuda üzerlerine düşeni yapmadılar. 
Gemlik’i ele alalım. 
25 yıla kadar Gemlik ovası, ilçenin sebze ve meyve bahçeleri ile dolu bir bölgeydi.
Yumuşak alivinyum zemin olan bu toprak, göçlerle gelenlerin satın aldığı bahçelere yapılan plansız ve kalitesiz yapılarla doldu. 
Bunda baş sorumlu yerel yönetimlerdir. 
Yapıcılık en önemli rant kaynagı oldu, kaçağa ve denetimsizliğe göz yumuldu. 
Durum aynen devam ediyor. 
Şimdi deprem yeniden konuşulacak, eğer artçılar ve ardından gelen büyük bir sarsıntı olursa göstermelik bazı şeyler yapılacak. 
Soruyorum?
1999 dan bugüne Belediye ilçenin yapı stoğunu çıkardı mı? 
Bu yapı stoğu içinde 6,5-7 ve üzeri şiddetin deki bir depremde kaçının yıkılabileceği, kaçının ayakta kalacağı belli mi? 
Depremle ilgili resmi ve özel kuruluşlarda ne gibi önlemler alındı? 
İlçe Deprem haritamız var mı? 
Deprem Kriz Merkezi nerede? 
Deprem toplanma alanlarını gösteren levhalar nerede? 
Deprem ile ilgili kaç çadırımız var? Kaç barakamız var? Haberleşme ağı var mı? 
Bu konularda kaç tatbikat yapıldı? 
Cevap bekliyorum. 
Gördük ki Gemlik’in herşeyini satanlar, Cihatlı Mahallesine yapılan konutlar için izin alırken, dep remde yıkılacak binalar için alternatif yapılar yaptılar güya. 
Ama tepelere yaptıkları konutları oy avcılığına dönüştürdüklerinden ellerinde patladı. 
Sorunlar aynı şekilde duruyor. 



Diğer Yazıları