RUSYA GEZİSİ.. (10)

Erhan İzgi Profil Resmi
Erhan İzgi

Dünden devam

 

Moskova Metrosu:

 

Dünyanın en önemli metrolarından biri… Rehberimiz gece gitmeliyiz. Gündüz çok kalabalık olur, sizi bir arada tutamam, birbirimizi yitirebiliriz. Dikkatli ve çabuk olmalıyız diye bizi önceden uyardı.

Söylenenlere göre New York, Paris veya Londra metrosu ile karşılaştırılırsa iç mimari ve dekorasyon bakımından bunlardan çok ilerdeymiş. Dünyanın en güzel metrosu olduğu herkes tarafından dile getirilmekte…

 

Grup halinde giriyoruz metroya. Sonra yürüyen merdivenlerle tahminen 70-80 metre yerin altına iniyoruz. Farklı yönlere giderek tanımaya çalışıyoruz. Bazı duraklar sanki bir sanat merkezi… Mozaikler, resimler ve kabartmalarla süslenmiş. Tavanda ilginç avizeler kendini gösteriyor.

 

Moskova Metrosu’nun açılışı 15 Mayıs 1935’te gerçekleştirilir. Yapımına 1923’te başlanır. Komsomollar (Rus komünist gençleri) yapımında çalışırlar. Teknoloji o yıllarda emekleme dönemindedir. Yer altından toprak el arabalarıyla dışarı çıkarılır. Hummalı bir çalışma sonucunda metro kullanılır hale getirilir. O yıllarda sadece metro olarak kullanılması düşünülmez, savaş zamanında sığınak olarak kullanılması da amaçlanır. Rehberimize soruyorum, derinliği” nedir diye. Bunu bir sır gibi saklamaktadırlar. Ancak edindiğim bilgilere göre 350 metreye kadar iniyormuş yerin altına.

 

Her gün dokuz milyon kişinin taşındığı dile getirilmekte... 90 saniyede bir tren yanaşıyor istasyona… Kamerayla izleniyormuş yolcuların durumu. Çok yolcu varsa tren seferleri artırılıyor, fazla yolcu yoksa seferler azaltılıyormuş.

Trafik çok hızlı, trenler zamanı gelince saniye bile beklemiyor. Yürüyen merdivenler de hızlı gidiyor. Ayak uydurmanız gerekli. Moskova metrosu sürekli hareket halinde olan ve tıkır tıkır işleyen sanki bir saat gibi…

 

Metro kentin her yöne yeraltı ulaşım sistemini bağlayan dünyanın en büyük metro sistemlerinden biriymiş. Burası sadece ulaşım amacıyla değil; gezme, sanat ve kültür etkinlikleri için de kullanılan bir mekânmış. Fotoğraf çekmek için bile kullanılıyormuş.

 

Moskova’nın kendine özgü bir ulaşım planı var. Kenti bir daire olarak düşünürsek kentin merkezi dairenin de merkezi. Ulaşım merkezden iç içe geçmiş çemberler gibi yeraltından ve yer üstünden kenti sarıyor. Böylelikle ulaşım daha rahat ve kolay oluyormuş.Moskova metrosu bildiğimiz metrolardan değil. Sanki bir sanat galerisi…Yolunuz düşerse mutlaka görün.

 

ArbadSokağı:

 

Moskova’nın ortasından geçen Arbat Sokağı, bu şehre yolu düşen herkesin en azından bir kere uğradığı bir ucundan diğer ucuna yürüdüğü trafiğe kapalı bir yoldur. Burada alışveriş mağazaları, marketler ve lokantalar sıralanmıştır. Rehberimiz bir Türk lokantasını gösteriyor. Hemen oraya gidip bir şeyler yiyoruz.

 

Anlattığımız yer eski Arbat sokağı, bir de yeni Arbat Sokağı varmış; fakat orası pek tutulmuyormuş.Gecenin ilerlemiş saati olmasına karşın ortalık aydınlık. Fotoğraf çekiyor, marketlerden alışveriş yapıyoruz. Sonra buluşma noktasında bir araya gelip otelimize dönüyoruz.



Diğer Yazıları