Eğitim dinselleşiyor...

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

Cumhurbaşkanlığı sistemiyle birlikte, kurulan yeni hükümette Milli Eğitim Bakanlığı görevini üstlenen özel okullar sahibi Ziya Selçuk, yeni eğitim sistemini açıkladı.
Bakan Selçuk’un "Yeni Eğitim-Öğretim Çalışma Takvimi Modeli"ni hükümetin 2023 yılına hedeflediği bir model.
Bu modelde Matematik, Fesefe ve Tarih derslerini seçmeli dersler saydı.

Matematik, tarih ve felsefe gibi pozitif bilimler içeren dersler zorunlu olmaktan çıkarılıp, yeni dönemde Din Kültürü, Tasavvuf  Edebiya tı ve İslam Felsefesi’nin zorunlu ders kapsamına alınması düşündürücü değil mi?
Milli Eğitim Bakanı bir bilim insanıdır.
Bu göreve özel sektörden getirildiğinde basında olumlu yazılar oldukça çok çıktı.
AKP iktidarı göreve geldiğinden beri pozitif bilimleri içeren derslerin saati azaltılırken, bunun yerine din kültürü, dinsel bilimler içeren dersler öne çıkarılıyor.
Bunların din eğitimi verilen okullarda uygulanmış olmasına bir şey demek mümkün olabilir ama lise eğitimi veren pozitif bilimlerin okutulduğu okullarda öne çıkarılması eğitimin dinselleşmesi anlamına gelir.
“Herkes gider Mersin’e, biz gideriz tersine” diye bilinen bir sözümüz vardır.
Gelişmiş ülkeler ile ülkemiz arasındaki gelişmişlik endeskinde sınıfta kalıyoruz.
Pozitif bilimlere ve derslere daha çok zaman harcanacağına, dinsel bilimlerin dersleri arttırılıyor, seçmeli ders olmaktan çıkarılıyor.
Bakan Selçuk, yaz tatilini 2 hafta kısaltıp, ara tatiller konacağını açıklarken, öğretmen ve kuruluşların görüşlerini bile alma gereği duymadı.
Bakanın açıklamalarından 18-22 Kasım ve 6-10 Nisan günleri ara tatil olacak.
Her gelen bakan kendine göre bir eğitim sistemi kurmaya çalışıyor.
AKP’nin getirdiği bakanların uygulamaya koymak istediği eğitim sistemleri, eğitimi bitirdi.
Her biri kendinden öncekinin sistemini bozdu, öğretmen de, öğrenci de işin içinden çıkamadı.
Salt sınav sistemine dayalı, test çözerek liseye veya üniversiteye girmeye dayalı, girdikten sonra da iş bulamayan gençliğin dev let kapılarını aşındırdığı bir sistem ile ülke kalkınamaz.
Ülkeyi yüceltecek, eğitimdir.
Onun yolu da çağdaş, üretken, pozitif bilim lere dayanan bir eğitim sisteminin kurulmasıdır.
Bu sistem ne ezberciliğe, ne de teste dayanmamalıdır.
Bilgiye dayanmayan eğitime eğitim denmez.
Aklın yolu birdir.
Her gelen kendine göre bir sistem getirdiği için uluslararasında yapılan yarışmalarda acı sonuçlar elde ediyoruz.
Bu kafa ile bir yere varılmaz.
Üretmeyen bu beyinler, uyuşturucu eğitim ile gelişmez.
Bakandan beklenen bu değildi.
Ancak onun da AKP’nin eğitime bakış açısını aşamadığı belli oluyor.
Reisin iktidara geldiğinden beri, yetiştirmek istediği insan modeli bellidir.
Onun için ülkedeki İmam Hatip Okullarının sayısı hızla artırıyor.
Ülkenin tümünü imam veya hatip yapacak halimiz yok.
Kendileri gibi olmasını istedikleri bir kuşağı kurmak istiyorlar ama bunda başarılı olmalarının olanağı yok.
Onun için Mustafa Kemal ne demiş, “Hayatta en doğru yol gösterici bilimdir” 
Bilimden uzaklaştıkça duvara çarpıyoruz.


 



Diğer Yazıları