KILIÇDAROĞLU’NA SALDIRI

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

Cumhuriyet Halk Partisi, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na dün Ankara’nın Çubuk İlçesi Akkuzulu Köyünde şehit cenazesi sonrası saldırıya uğradı.
Bu menfur saldırı hafife alınamaz.
Kılıçdaroğlu daha öncede seçim çalışmaları için Artvin’e giderken, yolda PKK‘lı saldırganların silahlı saldırısıyla zor kurtulmuştu.

Dünkü saldırı bir şehit cenazesinde yaşandı.
Belli ki bu saldırı bir kişi tarafından değil, biri kitle tarafından toplu halde gerçekleşti.
Ülkenin ana muhalefet partisinin katıldığı bir törende devlet yeterince önlem almadığı için saldırganlar cenaze sonrası menfur emellerini gerçekleştirmeye çalıştı.
Bu gerici bir kalkışmadır.
Kılıçdaroğlu linç edilmek istenmiştir. 
Saldırganlar yumruklarla, tekmelerle, tokatla, taşla, sopayla saldırmış, bir menfurun savurduğu yumruk ise yüzüne isabet etmiştir.
Saldırganların elleriyle yaptıkları semboller, attıkları sloganlar kameralara yansı makta, çevresindeki birkaç özel koruma olmasa, Kılıçdaroğlu orada linç edilerek öldürülecekti.
Bu bana tarihimizdeki Kubilay’ın şehit edilmesini ve Sivas Katliamını anımsattı.
Menemen de genç Cumhuriyet subaşı gözü dönmüş gericiler tarafından şeriat isteriz çığlıklarıyla yürüyüşe geçen ve askerleri öldüren güruhu durdurmak istemiş ama başı kesilerek şehit edilmişti.
Pir Sultan Abdal etkinliklerine katılmak için Sivas’a giden sanatçılar, konakladıkları Madımak Otel yakılarak 33 kişinin ölümüne neden olunmuştu.
Bu iki örnek, din adına tezgahlanmıştı.
Kubilayı şehit edenler hak ettikleri cezaları almışlar, Madımak Katliamı sanıkları ise maalesef cezalandırılmamış, duruşmalar uzatılmış, zaman aşımı ile dava düşmüştü.
 Kılıçdaroğlu’na veya gelecekte Meral Akşener’e bir saldırı yapılabileceği normaldir.
Çünkü Cumhurbaşkanı Seçim ile 31 Mart yerel yönetimler seçimlerinde ülke iktidar partisi ve ittifak kurdukları MHP’nin liderleri tarafından ayrıştırıldı.
Muhalefet partilerine ve onlara oy verenlere PKK’lı, vatan haini, Fetöcü, Amerikan Uşağı, bölücü yaftası yapıştırıldı.
Ülkeyi bir baştan bir başa gezerek, miting ler düzenleyen Cumhurbaşkanı, muhaliflere ağızlara alınmayacak sözlerle saldırdı. Muhalefet adaylarına oy, “illet” ve “Zillet” olarak gösterdi, teröristlere oy vermekle suçladı.
Toplumu böldüler.
Seçimleri ülkenin Bekası olarak gösterme ye çalıştılar.
Hala MHP Genel Başkanı Bahçeli dün yaptığı açıklamada, İstanbul seçimlerinin yenilenmesini isterken, YSK’na baskı yapıyor ve BEKA’dan söz ediyor.
İçişleri Bakanı ise valilere emir göndererek CHP’li il başkanları ve yöneticilerinin şehit cenazelerine katılmamalarını istiyor.
Bu bir gaflettir. Hatta ihanettir.
Ülkenin birlik ve beraberliği en çok ihtiyacı olduğu bir dönemden geçerken iktidarın en üst düzey yetkililerinin bu açıklamaları mec zupları harekete geçirdi ve saldırı gerçekleşti.
 Kılıçdaroğlu’nun can güvenliği için bir eve götürülmesi sırasında, “Evi yakın” diye bağıran mel’un kişi bulunmalı ve hak ettiği ceza verilmelidir.
Cumhurbaşkanı ve bakanlar geldiklerinde nasıl güvenlik önlemi alındığını görüyoruz. Aynı duyarlılığı göstermeyen iktidar bu saldırın baş sorumlusudur. 
İktidar insanları muhalefete karşı kışkırtmıştır. Kılıçdaroğlu çok büyük bir tehlike atlattı. Bundan sonra, bu işi yapanlar bulunup ortaya çıkarılmalı ve ardındaki güçler varsa bulunmalıdır.
 



Diğer Yazıları