İYİ PARTİ KURULTAYINDA “BURSA RÜZGARI” ESTİ

İYİ PARTİ KURULTAYINDA “BURSA RÜZGARI” ESTİ

Ankara’da yapılan İYİ Parti 2. Olağan Kurultayı’nda Bursa ağırlığı belirgin biçimde hissedildi. Meral Akşener’in delegelerin yüzde yüzünün oyunu alarak yeniden Genel Başkan seçildiği Kurultay’da, Bursa delegasyonundan 5 isim yönetim kademelerinde yer almayı başardı. Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu, Ahmet Kamil Erozan, Hasan Toktaş ve Müberra Çakır Genel İdare Kurulu’nda yer alan isimler olurken, Avukat Şeyda Şahin de Merkez Disiplin Kurulu’na seçildi.

TÜRKOĞLU: BURSA ÖRNEK OLDU

İYİ Parti Bursa İl Başkanı Selçuk Türkoğlu, Bursa Teşkilatı olarak kurultayda örnek bir çalışma ve son derece uyumlu bir dayanışma tablosu ortaya koyduklarını, bununla da haklı bir takdiri kazandıklarını vurguladı.

Kurultay sonucunun İYİ Parti açısından verimli bir yapılanmayı ortaya çıkardığına değinen Başkan Türkoğlu, “Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener’in konuşmasında verdiği kritik mesajlar, ülkemizde yeni bir sayfanın ancak İYİ Parti ile açılabileceğini net olarak ortaya koydu. Bursa açısından da beklediğimiz hedeflere ulaştığımız bir Kurultay yaşadık. Delegasyonumuzdan 5 arkadaşımızın merkez kurullarında görev almış olmaları il teşkilatımız açısından önemli bir kazanım olmuştur. Her biri seçildikleri görevi başarıyla yerine getirecek yetkinlikte olan yol arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum. Kurultayımız partimize, milletimize ve ülkemize, hayırlar getirsin” dedi.

İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı Prof Dr. İsmail Tatlıoğlu’nun Divan Başkanlığı’nı yaptığı Kurultay seçimlerinde, İsmail Tatlıoğlu, Ahmet Kamil Erozan, Hasan Toktaş ve Müberra Çakır Genel İdare Kurulu’nda yer alan isimler olurken, Avukat Şeyda Şahin Merkez Disiplin Kurulu’na seçildi. Bursa delegelerinden Sermin Can ÖZENSOY da GİK yedek listesinde yer aldı.

AKŞENER: BU VATAN BİZE ATAMIZ’DAN MİRAS KALDI

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin 2. Olağan Kurultayı'nda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ekonomi ve dış politika üzerinden yüklendi.

Akşener sık sık alkışlarla karşılanan konuşmasında şunları söyledi:

"Atamın bize emaneti, cefakâr Türk tabiplerine selam olsun. 21 yıldır hakkını arayan, ama haksızlığın alasıyla muhatap olan EYT’lilere selam olsun! Yürekleri bu ülkenin evlatlarını yetiştirmek için atan, 2019’da KPSS’de, her daim de mülakatlarda mağdur edilen, Ve bir türlü atanamayan öğretmen kardeşlerime selam olsun! Her türlü tehdit ve baskıya rağmen, Hakikati seslendirmekten vazgeçmeyen, özgür basınımızın cesur mensuplarına selam olsun.

Cennet vatanımız, cennet kalsın diye, Kazdağları’nda, Salda’da, Cerattepe’de, zalime kafa tutan o koca yüreklere selam olsun! Kadınlarımız yaşasın diye, bu çürümüş zihniyet değişsin diye, tek vücut mücadele veren, Umay Ana’nın kızlarına selam olsun! E tabi bir de kendini Saraya kapatıp, millete sırtını dönenler var… Milleti değil, eşi dostu zengin edenler var. İYİ Parti’nin yükselişini hasetle, kıskançlıkla izleyenler var.

Milletin parasıyla sarayda sefa sürenler; size de selam olsun!

Sayın Erdoğan;

Küsüp, büyükelçilerimizi çektiğin ülkeler, bugün başkalarıyla kol kola ve karşımızda. “Dostum” dediğin her ülke liderinin, Türkiye’ye mutlaka bir zararı var. Dostun Trump, pkk-ypg’ye milyonlarca dolarlık silah ve mühimmat veriyor. Kankan Putin’in, bomba yağdırdığı Mehmetçiklerimizin acısı hala dinmedi. 10 sene önce beraber tatil yaptığın, “Kardeşin” Esat’la, 10 senedir uğraşıyorsun, bir arpa boyu yol alamadın… “Ege’de Türk adaları işgal ediliyor, gereğini yapın.” dedik, dinlemedin. Havaya bakıp ıslık çaldın, oralı olmadın, yakılan mangalların dumanını görmedin. Gittin, Yunan başbakanı Karamanlis’i, evladına nikah şahidi yaptın. Mısır’ın iç sorununda taraf oldun, Sisi’ye taktın, Mısır’ı Yunanistan’ın kucağına attın. Esat’a taktın, Suriye’yi ABD’nin, Rusya’nın, pkk’nın kucağına attın.

Dava arkadaşlarım;

Mesele aslında ne biliyor musunuz; Bu muhteşem ve büyük ülkenin, Türkiye Cumhuriyeti olduğunu unuttular. Milletin hazinesini damadına bağlayacak kadar gerçekten kopan bir anlayış, ülkeyi de kendi şirketi görmeye başladı… Böyle olunca da, 83 milyonun alın terini, göz nurunu, kendi malları saymaya başladılar.

“DEVLETİN DİNİ ADALETTİR”

Kardeşim;

Burası, babandan sana miras kalmış aile şirketin değil. Burası atamızdan bize miras kalan Türk Devleti! Bu gerçeği her birinize, bir bir öğreteceğiz. Ya öğreneceksiniz, ya da ilk koyulan sandıkta gideceksiniz! Aziz milletim, Bir ülkenin varlığı, o ülkenin adaletine emanettir. Hazreti Ömer; “Adalet mülkün temelidir.” diyerek, bunu söylemiştir. Hazreti Ali; “Devletin dini adalettir.” diyerek, bu gerçeğe işaret etmiştir. Onlardan aldığı feyzle Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu gerçeği genç cumhuriyetin temel taşına yazmıştır. Bir ülkede adalet yoksa, bereket olmaz. İş insanı, sanayici, yatırım yapmaz, yapamaz. Yabancı yatırımcı gelmez, gelemez. Kalkınmanın önüne bariyerler örülür. İşsiz sayısı artar. Emeklinin, işçinin, memurun maaşı kuşa döner. Gençler hayal kuramaz, umudunu yitirir.

“MİLLETİN TOKADI SERTTİR”

Sayın Erdoğan;

Bunların hepsi oldu, milletimiz bunları tüm çıplaklığıyla yaşıyor. Bunların hepsi oldu; çünkü sen adaleti öldürdün. Hukukun, adamına göre işlediği, Soruşturmaların, twitter tabelasına göre yürütüldüğü bir ülke yarattın. Ama unutma; Gün gelir, bir gün adalet herkese lazım olur… Yol arkadaşlarım; İktidarda kalmak, koltuğunu korumak için her şeyi mübah gören bu zihniyet; En büyük kötülüğü, bağrından çıktığı bu vefakar millete yaptı: Her zorluğu omuz omuza vererek aşmış, koca bir milleti, birbirine düşman hale getirdiler. Tasada ve sevinçte kucaklaşmayı bilen, yüce yürekli bir milleti, ortadan ikiye böldüler. Türk Milleti’ne, Cumhur ittifakından önce, “İllet” diyen, “Zillet” diyen, “Terörist” diyen çıkmamıştı. Onu da yaptılar. Milletin birliğini temsil eden o özel makamda bile, bunu yaptılar. İktidardakilere sesleniyorum; Milletimizin feraseti yüksektir.

Ama aynı zamanda, o yüksek ferasetli milletin, bileği kalın, tokadı serttir. Milletimiz düşmanlıktan, ayrışmadan, nefret söyleminizden artık bıktı. Siz görmeseniz de, bu sabırlı milletin sabır taşı, artık çatlamak üzere. Günü geldiğinde öyle bir tokat yiyeceksiniz ki, ne olduğunuzu şaşıracaksınız. Sayın Erdoğan; Ülkeyi içine soktuğun durumu beğeniyor musun? Milletimize reva gördüğün bu tablodan memnun musun? Bütün bu tabloya baktığımızda, dönüp gençlerimize ne diyeceğiz? “Bugünü kaybettik, bari yarını kurtaralım diyorum.”, sen yine oralı değilsin. Hala beceriksiz damadının aklıyla, şakşakçı saray danışmalarının lafıyla, iş görmeye çalışıyorsun.

Söyler misin sayın Erdoğan; Gençlere ne diyelim? Canın sıkıldıkça onlara sarıyorsun. Özgürlüklerine, haklarına el koyuyorsun. Hayalleri zaten kalmadı, gelecekten umutlarını da kesiyorlar, Ama senin umurunda bile değil.

“YOL HARİTAMIZ HAZIR”

İYİ ve Cesur kardeşlerim;

Vakit geldi. Millet bizi çağırıyor! “Emir, baş göz üstüne. Bugünler geçecek, yemin bayrak üstüne.” diyoruz. Bizi bu günlere getiren ülkemize ve milletimize karşı görevimizi yerine getirecek, İYİ Parti iktidarında, huzuru, güveni, adaleti ve zenginliği tesis edeceğiz. Yol haritamız eksiksiz bir şekilde hazır. Önümüzdeki dönemde, kısır siyasi tartışmalardan sıyrılıp, yeni bir uyanış için geliştirdiğimiz, çözümlerimizi konuşacağız. Türk milletini, hayallerimize ortak edeceğiz. Ve göreve geldiğimizde en iyi bildiğimiz işi yapacağız: Devlet nasıl yönetilirmiş, dosta düşmana göstereceğiz! Zor değil. Mesele “Ben” değil, “Biz” diyebilmekte. İşte bizim yolumuz budur. Buyurun, şimdi ayağa kalkın! Millet bizi çağırıyorsa, oturmak olmaz. Şu andan tezi yok, hep ayakta olacağız. 3 yıl önce millet bizi, kıvılcım olarak gönderdi, büyüdük ateş olduk. Şimdi Millet bizi çağırıyor. Mahalle mahalle, sokak sokak dolaşacaksınız, çalınmadık kapı, sıkılmadık el, dinlenmedik dert bırakmayacaksınız. Ateş olarak gideceksiniz, güneş olup geleceksiniz. Güneş olarak gelecek, Türkiye’nin üstüne doğacaksınız. Bu kutlu yolda, Allah yar ve yardımcımız olsun. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun."



Yorum Yap

0 Yorum

Henüz hiç yorum yapılmamış.