İŞGAL VE KURTULUŞ

Ürer Konak Profil Resmi
Ürer Konak

Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra Anadolu toprakları işgal edilmeye başlamıştı. İngilizler, Anadolu’da Yunanlıların işgalini sadece ekonomik ve siyasi alanda değil, askeri alanda da destekliyorlardı. İngilizler Mudanya ve Gemlik’i işgal ettir melerinin bir amacı da Boğazlar ve İstanbul’u kendisinin, yakın çevresine de sürekli denetim altın da tutabileceği Yunanlıları yerleşti rerek bölgedeki var lıklarını daha kalıcı yapabileceklerdi... 
Yunanlılar ise, İngiltere’nin bölgedeki hizmetlisi olarak kullanıldığının pek te farkında değildi... Bu görevi seve seve üstlendi (1)
Önce 6 Nisan 1920 günü bir İngiliz torpidosu Mudanya’ya geldi... İki subay ve bir tercüman aracılı ğıyla şehrin nüfusu nu, nakliye araçları nın toplamı ve    Bursa ile ilişkilerini araştırdıktan sonra ayrıldılar. 
O gün Mudanya’ya gelen İngiliz torpido su sabahleyin Gemlik’imize de uğramış, burada da durum tespiti yapmıştı. Amaç, işgal öncesi hazırlık niteliği taşıyordu. 
2 Haziran’da İngilizlerin 2 gambotu Mu danya’yı topa tut muştu. Yaklaşık iki ay süreyle iki ilçemiz, İngiliz tehdi di altında kalmıştı. 25 Haziran’da ilçemizde bulunan İngiliz Amirali Bursa Valisi Hacim Bey’i bir notayla tehdit ederek “Bursa’yı bombar dıman edeceğini, uçaklarla saldıra cağını” bildirmişti. 
5 Temmuz’da iki İngiliz savaş gemisi ile iki torpido ve askerlerle dolu iki gemi, saat 16.oo dolayların da Armutlu’ya geldiler. Ertesi gün (6 Temmuz) sabahı İngiliz kuvvetleri Gemlik’i topa tuttu, karaya 400 kişi olduğu tahmin edilen bir kuvvet çıkardı. Donanmanın top ateşi büyük yıkımla ra neden oldu ilçemde... 
O zaman Gemlik Belediye binası olarak kullanılan Nuri Paşa Hanı büyük hasar gördü. Yoğun ateş karşı sında Türkler, savun ma mevzilerini bıraktılar. Kasabamızdaki Kuva-i Milliyeciler ile İngilizler arasındaki çatışmalar 3 saat sürdü. Bu işgal sırasında ilçemizdeki Türk evleri Ermeniler tarafından yağmalan dı. Aynı gün içinde İngilizler Mudanya’yı da işgal ettiler. 
6 Temmuz 1920 de İngilizlerin desteğiy le Yunan kuvvetleri ilçemizi o günün akşamına kadar işgal ettiler. Kara günler başlamıştı güzel ilçemde... İlçe merkezinde ve köylerimizde kıyımlar, öldürmeler, yakmalar, yıkmalar yapıldı. Bunlardan söz etmek istemiyorum... Ancak “Türkiye’de Yunan Vahşeti” adlı kitaptan aldığım birkaç olayı anlatmakla yetineceğim. 
“12 Mayıs 1921 de oluşturulan İtilaf              Devletleri Ortak komisyonuna verilen raporda şunlar anlatılmaktadır. Gemlik’e 12 Mayıs 1921 tarihinde komisyon geldi. komisyonda İngiliz General Franks, Fransız Albay Vicg, İtalyan Albay Rollet to, General Franks’ın yaveri Yüzbaşı Stone, Kızılhaç temsilcisi Gehri, İtalyan tercüman Ameglio’dan oluşmuştu. Köylüler her taraftan koşarak yanımıza geldiler. Bunların bir çoğu yuvalarını, yurtlarını terkederek iç bölgelerden Gemlik’e sığınmış Müslü manlardı. Sorular soruldu, anlatılanları büyük bir ilgiyle dinlediler. Gemlik’e döndükleri akşam büyük bir ateş kümesi gördüler. Çeltikçi Köyü (Orhangazi) alevler içindeydi. İşgalci Yunan askerlerinin bazı evlerin eşyala rını toplamakta olduğunu gördüler. Gedelek Köyü yakınlarındaki yol boyunca birçok insan çene ve kafa tası kemiklerini gördüler”
14 Mayıs 1921.... Sabahı saat 06.30’u... Narlı, Kapaklı, Karaca Ali köyleri alevler içinde... Komisyon hemen köylere gitti. Karaca Ali’de bilincini yitirmiş, yaralı iki müslüman gemiye çıkarıldı. Anlattıkları korkunçtu. Yunan askerleri ve çeteciler o gün köylerini basmış, köy halkını toplayıp yüklü bir haraç ödeyenleri serbest bırakıp, geri kalanlardan yirmi kadarını köyün dışındaki mezarlıkta öldürmüşler. 
12 Mayıs 1921... Küçükkumla köyünün çevresi kuşatılacak, mitral yöz ateşiyle taran mış, çok sayıda kadın ve erkeği öldürmüşlerdir. 
Dağlara sığınmış 60 kişi, yakalanarak, öldürülmüşlerdir. Öldürülen insanların isimleri de bu eserde olmasına rağmen vermiyorum. Umurbey, Narlı, Orhangazi’nin köylerinde yüzlerce insanımızı Rum, Ermeni çeteleri ve Yunan güçleri katlettiler, yaktılar yağma ladılar... Türk halkının ellerinde bulunan silahları topladılar. Direnişler olmadı mı? Celal Bey (Bayar), Albayrak Kuva-i Millliye grupları karşı koysa lar da fazla direne mediler. İdris Kaptan gibi kahramanlar ayaklandılar... Kıyıma karşı ayaklansalar da Yunan güçlerine daha çok direnemeyip Samanlı Dağlarına çekildiler. Ara sıra baskınlar yaptılar. 
1922 ye kadar süregelen acılı günler Eylül’ün 11’ine kadar devam etti. Yunanlılar, Afyon’daki Büyük Taarruzdan sonra bozulmuş, kaçmaya başlamış lardı.... İzmit’te bulunan kolordumuzdan görevlendirilen bir tabur askerimiz Samanlı Dağları ve Umurbey sırtlarını aşarak Yüzbaşı Cemal Bey’in komutasından şehrimize girdiler. Yunan artçıları ile çarpışırlarken şehitlerimiz oldu.
Bu gün Emetullah Camii’nin avlusunda yatanlar o günün şehitleri olan kahra manlarımızdır (3)
96 yıl öncesinden bazı hatırlatmalar yapmaya çalıştım. 
O günler unutul mamalıdır. Hangi acılar çekilmiştir, evlatlarımız, torunla rımız bilmelidir... Geçmişini bilmeyenler geleceğini hazırlayamazlar... 

Kaynaklar: 
1- Bursa’nın işga ve Kurtuluş Süreci, Saime Yüceer, Syf 68
2- Türkiye’de Yunan Vahşeti, Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafai Hukuk Yayınları 13,48,69
3- Tarih içinde Gemlik, Zebercet Coşkun Syf 156-172