İKİ KİTAP ... (2) “MUSTAFA KEMAL”

Erhan İzgi Profil Resmi
Erhan İzgi

“MUSTAFA KEMAL”

Bugün Yılmaz Özdil’in kaleme aldığı “M. Kemal” kitabından söz edeceğim. Bu eserin de ortaya çıkışında büyük araştırmalar yapıldığı belli. Yazarlar beğenelim beğenmeyelim bir eseri meydana getirebilmek için hem uzun zaman hem de büyük emek harcamaktadır. Bu nedenle onlara saygı duymak gerekli... 

Yılmaz Özdil bu eserinde Mustafa Kemal’in tarihsel kimliğini pek gündeme getirmemiş. Eserin genelinde Mustafa Kemal’in insancıl yanının işlendiğini görmekteyiz. Kitapta birçok konunun yanında M. Kemal’in aşkları geniş yer tutarken evlat edindiği çocuklar ve kimlikleri hakkında kısa bilgiler sunulmuş. Mustafa Kemal’in çevreciliğine yer verilmiş, hayvan sevgisi de ihmal edilmemiş. Kişi olarak Mustafa Kemal’in giyim ve kuşamı kitapta yer almakta, akşam yemekleri ve içki sofralarının nasıl bilimsel tartışmalara dönüştüğünü kısa anılarla dile getirilmiş, kahveye düşkünlüğü kitabın birçok bölümünde karşımıza çıkmaktadır.

Atatürk’ün güzel sanatlara bakışı da ele alınmış,  tiyatro, müzik, sinema vb. alanlarda yaptığı çalışmalardan örnekler sunulmuştur.Sanatçılara verdiği değer milletvekili ve elçi olarak görevlendirmesine örnekler verilmiş.

Her şeye karşın Atatürk’le ilgili bir kitabın binlerce hatta milyonlarca basılıp satılması gurur verici ve sevindirici bir durum…  Ancak kitapla ilgili olumsuzlukları da dile getirmek gerekli.

Kitap için büyük reklam kampanyaları düzenlendi. Halk tv kanalı, Sözcü gazetesi her gün bıktırıcı reklamları sunmaktan geri durmadı, Uğur Dündar haftalarca Yılmaz Özdil’i konuk ederek aynı şeylerin yinelenmesine aracı oldu. Bir aydın olarak yapılanlar beni sıktı. Kitabı satın almadan birinden alıp okumaya karar verdim. Çünkü abartıl biçimde reklamı yapılan kitapları kesinlikle almıyorum. Okuduğum zamanda bunca reklam bunun için mi diye de sormadan edemedim. Evet, kitabın Atatürk’ü anlatması çok güzel, böyle bir kitabın toplum tarafından okunması da önemli; ama bu kadar abartı yersiz ve gereksiz… Kendi yarattığımız tabulara mı tapmamız gerekli?  Bu reklamlarla ne yapılmak istenmiştir anlayan, bilen var mı?

Bu kitabı Erol Mütercimler ’in kitabıyla kıyasladığım zaman arada dağlar kadar fark olduğunu gördüm.

Bu kitapta Atatürk’ün askeri kişiliği, devlet adamlığı, siyasetçi kişiliği pek gündeme getirilmemiş, Atatürk’ün insan olan yanları anlatılmaya çalışılmış. Kitap beş yüz sayfadan oluşuyor. Ancak üç yüz elli sayfaya sığacak boyutta. Birçok yerde paragrafları oluşturan cümleler alt alta yazılarak sanki bir manzume havası yaratılmış, kısa cümlelerle hareketli bir anlatım gerçekleştirilmek istenmiş. Birçok cümle konuşma havasında verilerek okuyucunun ilgisinin kopmaması amaçlanmış. Popüler kitap olması istendiği ve herkesin okuması amaçlandığı için sayfalarda gözün dinlenmesi ve okuyucunun sıkılmaması için geniş boşluklar bırakılmış. Bütün bunlar kitabın beş yüz sayfaya ulaşmasını sağlamış Kitabı satın alanlar yüz elli sayfalık boş kâğıdı da almak zorunda bırakılmış. Bu durum yayınevinin cambazlığı olarak düşünülebilir.

Kitapta birçok küçük anıdan bahsedilirken okuyucunun dikkati canlı tutulmuş, Yüzlerce belki de binlerce kaynağa başvurulmuş; fakat her nedense yazar yararlandığı kaynakları kitabın sonuna ekleme gereği duymamış. Kitabı okuduğunuz zaman belleğinizde ne kaldı diye düşündüğünüzde sadece belli birkaç noktanın kaldığını öğreniyorsunuz.

Benim yargılarıma katılmanızı asla istemem. Mutlaka her iki kitabı da okuyarak sonra karar veriniz. Bunun için biraz emek ve biraz zaman ayırmanız gerekli. Bol kitaplı günler diliyorum.