ÖĞRETMENLER GÜNÜ

Erhan İzgi Profil Resmi
Erhan İzgi

Her 24 Kasım’ da öğretmenleri övgü dolu sözlerle göklere çıkarırız. Bir buket çiçekle ziyaretlerine gider, onları ne kadar çok sevdiğimizi dile getirip emekli olanları anar, onların bir anne bir baba olduğunu ifade ederiz. Bizim için yaptıklarını anlata anlata bitiremeyiz.                                                                                                                                                

Bu gün öğretmenlerin ekonomik sorunlarından, sosyal haklarından, sıkıntılarından söz etmeyeceğim.  Emekli olanlar da çok daha rahat ve huzur içinde mahalle kahvelerinde yaşamlarını sürdürüyorlar.

Öğretmenler günü nedeniyle yetkililer -İlçe Milli Eğitim müdürü-Belediye Başkanı, İlçe Kaymakamı-törenlere katılacak, öğretmenlerin gururunu okşayan sözler söyleyecekler. Öğretmenlerinbir araya gelecekleri bir lokallerinin olmadığını akıllarına bile getirmeyecekler.  Bu sorun yine görmezden gelinecek. Oysa ilçenin nüfusu yüz bini geçmiş durumda. Bu ilçede çalışan ve emekli binlerce öğretmen olduğunu belirtmeye gerek var mı?

Gemlik’te öğretmenlere ait bir lokal yok; ama sözüm ona bir öğretmenevi var.  Var olmasına var da eğitimcilerin bir araya gelip sohbet edecek, eşleriyle ve dostlarıyla oturup çay içebilecekleri bir yerleri yok.  Acaba yetkililer böyle bir sorunu kendilerine dert ederler mi? Hiç sanmıyorum.

 Yetkili ve etkili muhteremler, acaba bu sesi duyup gerçekten şimdiye dek binlerce öğrenci yetiştirmiş, emekli olmuş öğretmenlerle hâlâ okullarda hizmet veren eğitimcilerin böyle bir yere hakları var.   Öğretmenlerimize, bir araya gelip dinleneceği bir yer temin etmek bizlerin de görevi olmalı diyebilecekler mi? Yoksa aman sende, bu benim asli görevim değil, ne yaparlarsa yapsınlar mı diyecekler? Bunca zaman ilgilenmediklerine göre…

Geçen günlerde Mudanya’ya gezmeye gitmiştim. Arkadaşım haydi, öğretmenevine gidelim, dedi. Mudanya Öğretmenevi, gerçekten tertemiz, alabildiğine geniş hatta küçük de olsa bir bahçesi var. Bayıldım, hayran kaldım. Bu bina kiralık mı dedim. Hayır, belediye burasını öğretmenlerin hizmetine verdi, kiralık falan değil, dedi. Yanlış anlaşılmasın bu işi yapan geçmişteki AKP’ li belediye başkanı. Böylesine düşünüp öğretmenlere bir yer tahsis ettiği için bu belediye başkanını kutlamak gerekli. Gemlik’te de aynı uygulama yapılamaz mı?

Arkadaşım, Gemlik’teki öğretmenevi nasıl, diye sordu. Ne cevap verebilirdim ki. Bizim öğretmenevimiz yok derken içimdeki utancı gizlemeye çalıştım. Soruyu duymazdan geldim. Bizim öğretmenevi şu an otel konumunda… Öğretmenler de sağda soldaı diyebildim. Siz nereye çıkıyor, arkadaşlarınızla nerede buluşuyorsunuz? Mahalle kahvelerinde, çay bahçelerinde, dedim. Gelsem, sizi nerde bulabilirim, dedi. Aramakla bulamazsın, ancak telefonla buluşabiliriz, diyebildim.

Bu 24 Kasım’da da yine öğretmenlere övgüler düzeceğiz, sen cefakârsın, sen vefakârsın, sen aslansın, sen kaplansın deyip onları yüceltip öğretmenlik mesleğinin ne kadar ulvi ve kutsal olduğunu anlatacağız. Öğretmenlerimiz de kendi aralarında günlerini neşeyle kutlayacaklar, eğlenip mutluluklarını gülümseyerek dile getirecekler.

 Bir öğretmen lokali bile olmayan, mahalle kahvelerinde soluklanan, yıllarını eğitim işine adamış ve şu an okullarda görev alan öğretmenlerimin 24 Kasım Öğretmenler gününü kutluyor; sağlıklı, mutlu nice güzel günler geçirmelerini diliyorum. Ülkenin kaderini elinde tutan öğretmenler, sizler her şeyin en iyisine layıksınız! Ama size verilen değer bu kadar! Kader utansın!