Bol Keseden Atmak...

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

Siyasilerin hamasi atışmalarını televizyonlarda dinlemekten bıktık.
Önümüzde yapılacak olan bir yerel seçim var.
İktidar her zaman olduğu gibi seçimler öncesi bol keseden atıyor.
Örneğin, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi bir baktık, Türk Silahlı Kuvvetleri Suriye’ye girmiş.
İktidarın havuz medyası günlerce bunu manşetlere taşıdı. Suriyedeki PKK’lıları temizlediklerini yazdılar.
Oysa, ABD ile yapılan anlaşmanın ötesine gidilmemişti.  

Önümüzdeki günlerde seçim takvimi yaklaştığında göreceksiniz yine bol keseden atacaklar.
Enflasyonla ezdikleri halkı, üç beş kuruş maaşlarına zam yaparak kandıra caklar.
Ardından fiyat artışları sürecek.
Ona da bir dış mihrak palavrasıyla geçiştirmeye çalışacaklar.
Bu milleti salak sanıyorlar.
Bugünlerde Tunceli’de görevli iki askerimizin donarak ölümü gündem de..
Teknolojinin bunca ileri olduğu günü müzde Kutuplarda bile yaşayanlar ölmezken, bizim 2 erimiz görevde donarak ölüyorsa, bunu şehitlik merte besine ulaştığı sözleriyle geçiştiremez siniz.
Analar, babalar evlatlarını sizlere boşu boşuna ölmeleri için teslim etmiyorlar.
Bu konu inceden araştırılmalı, kusur lar varsa sorgulanmalı...
Önceki gün kutladığımız Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinde Anıtkabir yine milyonlarca insanın uğrak yeri oldu.
İktidarın Atatürk karşıtlığına karşın, en çok satılan kitaplar Atatürk hakkın da yazılanlar oluyor.
Yılmaz Özdil’in yazdığı “Mustafa Kemal” adlı kitabın satışı 1 milyona yaklaşıyor...
Cumhurbaşkanının Andımızı ırkçılık, 2. Dünya Savaşı’ndan kalma olarak tanımlaması ve “Bizim andımız İstiklal Marşıdır” demesine karşın, her yerde kitleler Andımızı okuyor.
Anıtkabir’in önündeki mahşeri kalaba lık bir ağızdan Andımızı okurken, bu sesi İstanbul’da açılış yapanlar acaba duydu mu?
Bunların Kurtuluş Savaşımın taçlan dığı şehir olan İzmir için yazılmış olan “İzmir Marşı”na da gıcık olduklarından, futbol karşılaşmaların yapıldığı stadlarda bile tribünler İzmir Marşıyla çınlıyor.
Gelin bu toplumun ortak değerlerini birlikte sahip çıkalım.
Bu güne kadar açtığınız bir tek tesise Cumhuriyeti kuranların, bu ülkenin kurtuluşunda aktif rol alanların adını koymadınız.
Ya Osmanlı sultanlarının, ya da islam cılığıyla bilinen kişilerini adlarını koydunuz.
Cumhuriyeti içlerine sindiremiyorlar. 
Cumhuriyetimizin kurucusunun adını her yerden sinsice kaldırıyorlar. Onları unutturmanın yollarını ararken, eğitimi dinselleştirmenin çabalarını sürdürü yorlar.
Şimdi de Cumhuriyetin kurulduğun dan beri Başkent Ankara’da kutlanan Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunu İstanbul’a taşıdılar.
Amacın ne olduğunu görmüyormu sunuz?
Görmüyorsanız, körsünüz.