KURTULUŞA AÇILAN KAPI

Erhan İzgi Profil Resmi
Erhan İzgi

Türk tarihinin kırılma noktalarından biridir 1.Dünya Savaşı. Osmanlının yenik sayılarak emperyalist devletler tarafından bir kuşatma altına alınıp yok edilmesi amaçlanmaktadır. İşte o kötü günlerde Fırtına Kuşu (Atatürk) ve bir avuç yurtsever kurtuluş için çare ararlar.

19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıkan Atatürk genel durumu şöyle anlatır: “Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu topluluk, 1.Dünya Savaşı’nda yenilmiş, Osmanlı ordusu her yanda zedelenmiş, koşulları ağır bir “Ateşkes Anlaşması”  imzalanmış. Büyük savaşın uzun yılları boyunca, ulus yorgun ve yoksul bir durumda...”

Bütün bu olumsuz koşullara karşın alınacak tek bir karar vardır, o da ulus egemenliğine dayanan, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak. Bu karar alınırken göz önünde tutulan temel ilkeyi Atatürk şöyle açıklıyor: “Türk ulusunun onurlu ve saygın bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu, ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir. Ne denli zengin ve gönenmiş olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar toplumlar karşısında uşak durumunda kalmaktan öteye geçemez.”

Neredeyse 100 yıla yaklaşan cumhuriyet, günümüzde yok edilmek istenmekte, egemenliğin ulustan alınarak bir kişiye devredilmesi mücadelesi verilmektedir. Ulusun egemenliği yok sayılmakta, onun adına da yeni Türkiye tek adamlık rejimi denmektedir…

Kurtuluş Savaşı başlamadan önce ne acıdır ki bazı aydınlar kurtuluşu güçlü bir ülkenin himayesinde görmektedir. Manda fikrini benimseyen aydınlara karşı da tepki gösteren Atatürk bu konuda şunları söyler:

“Yabancı bir devletin koruyuculuğunu ve kollayıcılığını istemek insanlık niteliklerinden yoksunluğu, güçsüzlüğü ve beceriksizliği açığa vurmaktan başka bir şey değildir.”

Türk ulusunu iyi tanıyan ulu önder, düşüncelerinde yanılmaz: ”Türk’ün onuru, kendine güveni ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus, tutsak yaşamaktansa yok olsun, daha iyidir, der ve “YA İSTİKLAL YA ÖLÜM “parolası kurtuluş için kabul edilir.

Büyük önder kendine yakın bir avuç vatansever ve aydınla kurtuluş mücadelesini halkın da desteğini alarak başlatır. Yaşanan o günleri şöyle anlatır:

“ Makam tutkusu, bende ve arkadaşlarımda yoktur. Üzerimize aldığımız görev çok kutsaldır; onun kutsallığına birtakım kişisel tutkularla zarar verildiğini hiçbirimiz arzu etmeyiz. Aziz ve mübarek vatanımızı kurtarmak için bütün aydınların, herkesin hazır olması lazımdır.  Vatanın sinesinde kurtuluş çarelerini beraberce, ölünceye kadar aramaya, sağlamaya çalışacağız.”

 “Düşman süngüsü altında milli birlik olmaz. Ancak özgür vatan topraklarında vatansever, özverili arkadaşlar el ele vererek memleketin bağımsızlığı ve milletin özgürlüğü için çalışabilirler.” Biz, mücadelemize bu anlayışla devam etmek zorundayız.”

Bu düşüncelerle yola çıkan bir avuç yiğit, vatansever kıran kırana devam edecek Ulusal Kurtuluş Savaşını zaferle taçlandırırlar. Yaptıklarıyla yetinmezler.Yeni ve çağın gereklerine uygun bir ülke yaratma peşindedirler.Büyük ölçüde onu da başarırlar. 1940 lı yıllara kadar Türkiye tarım, sanayi, eğitim, sağlık, kültür alanlarında büyük başarı kazanır. 1950 li yıllardan sonra Türkiye treni makas değiştirerekuygarlıktan ve bağımsızlıktan uzaklaşır.

Yıl 2019. Cumhuriyet döneminde kurulan bütün işletmeler yok pahasına birilerine satılmış, yerine tek bir fabrika yapılmamıştır. Mali yönden bağımsızlık yitirilmiş, dünyada saygınlığı kalmamış bir ülke yaratılmıştır. Cumhuriyeti reklam arası görenler ve onu sona erdirmek için birileri ortaya çıkmıştır. Atatürk ve cumhuriyet bir kurt gibi kemirilmek istenmiş, bazı meczuplar en başta Fesli Kadir kin ve öfkelerini kusmaktan geri durmamıştır. Bütün çabalar boşuna. Granit bir kayadır Atatürk ve cumhuriyet… Ne yaparsanız yapın ondan bir parça koparamazsınız.

Atatürk’üm sen ne büyük adammışsın ki 80 yılı geçmiş olmasına karşın adını unutturamadılar, kurduğun cumhuriyeti yıkmak istedikleri halde yıkamadılar. Bütün dünya senin değerini anladı; ama bir tek biz anlayamadık.Bütün olumsuzluklara karşın Atatürk gibi, gelecek güzel günlere inanarak çalışmalarımızı sürdürelim.



Diğer Yazıları