Ahmet Taner Kışlalı

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

Bundan 18 yıl önce 2000 yılında, Türk aydınlanma hareketinin öncülerinden, Kemalist dev rimci yazar, romancı, siyasetçi, akademisyen Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, evinin önünde uğradığı bir bombalı saldırıda yaşamını yitirdi.
Ocak 1993 günü, Araştırmacı yazar Uğur Mumcu da Ankara Karlı Sokaktaki, evinin önünde park ettiği aracına bindikten sonra, araca konan bombanın patlatılması sonucu, katledilmişti. 
Kemalit devrimcilerin katilleri bulunamadı.         

Uğur Mumcu, Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Prof. Dr. Bahriye Üçok, Prof. Dr. Muammer Aksoy, gazeteci Abdi İpekçi, Çetin Emeç, gazetemiz eski sorumlu Müdürü Avukat, yazar, Mehmet Cengiz Göral ve nice Kemalist devrimci, ülkesini seven aydınımızı kaybettik.
Türkiye zaman zaman kara günlerden geçiriyor.
Bazı gizli eller ülkeyi karıştırmak için seçilmiş kişileri katlediyorlar.
Ahmet Taner Kışlalı öldürülmeden birkaç gün öncesi, İstanbul’da yayınlanan Akit Gazetesi Ahmet Taner Kışlalı’nın fotoğrafının üzerine çarpı işareti koyarak yaptığı haberle kışkırtıcılık yapmıştı.
Kışlalı, “Kemalizm, geçmişin bekçiliği değil, geleceğin öncülüğüdür.” diyordu.
Ahmet Taner Kışlalı, “Atatürk’e Saldırma nın Dayanılmaz Hafifliği” kitabında şöyle di yordu: “Türkiye’de yaşayan ve kendisini toplumdan sorumlu hisseden herkesin, Kemalizm, Laiklik ve Demokrasi bağlantısını iyi kurması gerektiğine inanıyorum.
Eğer, Türkiye'de bir din devleti kurmak istiyorsanız, Mustafa Kemal'e saldırmanız elbette ki tutarlıdır. 
Eğer, Türkiye'nin bir bölgesini ayırıp ırkçı bir devlet kurmak peşindeyseniz, Mustafa Kemal'e saldırmanın elbette tutarlı bir yanı vardır”
Kışlalı;
“Türkiye’nin demokrasiyle yönetilen ve çağı yakalama şansına sahip tek müslüman ülke oluşunda, laiklik ilkesini benimsemiş oluşunun rolü olmadığını söylemeye olanak var mıdır?” diyordu.
O ölmeden Cumhuriyet Gazetesindeki yazılarında ve kitaplarında Cumhuriyeti bekleyen tehlikeleri için hükümetleri uyarıyor, gerici akımlar, tarikat ve cemaat hareketlerine dikkat çekiyordu.
Ölümünden sonra yaşananlara baktığımız da O’nun ne kadar haklı olduğunu gördük.
Atatürk’e, o’nun silah arkadaşlarına, devrimlerine, cumhuriyete, kurduğu tüm kurumlara saldırılar hala devam ediyor.
15 Temmuz Fetö kalkışması öncesi Gülen Cemaatinin tehlikeli olduğunu, devleti ele geçi rip, din devleti kuracaklarını, bunun için sinsi sinsi çalıştıklarını birçok Atatürkçü yazar tehlikeye dikkat çekmişti.
Aldırış etmediler, müsibetten halkın azmi ve direnci karşısında kurtulduk.
Bugün ise Lozan’a saldırıyorlar, Atatürk’e değil ama en yakın arkadaşı 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye saldırıyorlar. 
Yetmiyor, 1933 yılında Atatürk döneminde okullarda okutulan Andımızı kaldırıyorlar,  resmi kurumlardan T.C. harflerini siliyorlar.
Cumhuriyetin kurduğu tüm kurumları ya satıyorlar, ya da yıkıyorlar. 
Şimdi ise sırada İş Bankası’ndaki Atatürk’ün hisselerini, vasiyetini yok sayarak, CHP’nin kullanımına bıraktığı, Türk Dil ve Tarih Kurumuna verilecek payları Hazineye devretmek istiyorlar.
Ahmet Taner Kışlalı’nın dediği gibi Ata türk’e saldırılar bitmiyor, bitmeyecek. Ama Ata türk’ü ve Atatürkçüleri yok edemeyecekler Bunlar mutlaka gidecekler, ama Atatürkçüler yine bu ülkenin ve Cumhuriyetin bekçisi olacaklar.