EDREMİT GEZİSİ - İZLENİMLER - DÜŞÜNCELER

Ürer Konak Profil Resmi
Ürer Konak

6 Mart 2019. Sabah saat 09.30 sıralarında yola koyulan ANAÇEV yönetimi ve gönüllüleri ilk molayı Susurluk Belediye Tesisleri’nde verdi. Meşhur ayran ve tostundan tadarak kısa bir süre dinlenildi. Yola çıkılarak Balıkesir, İvrindi ve Havran ilcelerinden geçilerek GÜRE’ye  varıldı. Güre, Edremit ilçesine bağlı bir mahalle... Yemyeşil zeytinlikler... Bir tarafı KAZ DAĞLARI, önü mas mavi denizle çevrili... Tarih ve efsaneler diyarı... Çevresinde çok sayıda termal kaynakla rı bulunmakta. Bu termal kaynaklarında da büyük, çok yıldızlı büyük oteller ve butik oteller bulunmakta... Kazdağlarından doğan çok sayıda dereler denize çağlaya, çağlaya inmekte.. Sutüven Şelalesi, Hasanboğuldu gibi göletleri oluştur makta. Bizim ekip Kazdağları RAMADA otelinde kaldı. Temiz, güleryüzlü personeli, nefis yemekleri, manza rası hoş, zeytin ve çamlarla çevrili bir alanda kurulu. Büyük bir otel. Türk hamamları ve büyük bir kapalı havuzu bulunmakta. Üç gece dört gün bizleri çok iyi ağırladılar. “Dünya Kadınlar Günü” kutlaması için her olanağı sağladılar. Kazdağları çok sayıda özellikleri bulunan Biga yarım adasının en yüksek dağıdır. Uludağ’dan sonra bölgemizin en yüksek dağıdır. Biyolojik çeşitlilik, endemik bitki türleri (800 ün üze rinde çeşitli endemik bitki) orman, su ve eko sistemleri, jeolojik yapısı, mitolojik geçmişi, efsaneleri ve çevresindeki geleneksel yaşam tarzı (Tahtacı Türkmenleri, Yörüklerin gelenek leri) ile ulusal ve uluslararası öneme sahiptir. 
Antik çağda İDA adıyla anılır. Mitolojide Yunanistan’daki OLİMPOS dağından sonra en kutsal ikinci dağdır. Birçok ilkleri bağrında taşımaktadır. Yunan mitolojisinin en büyük tanrısı ZEUS eşi olan Tanrıca HERA ile bu dağda evlenmiştir. Vaktinin büyük kısmını bu dağda geçirmiştir ZEUS. İlk güzellik yarışması burada yapılmıştır. HERA-ATHENA-AFRODİT adlı tanrıçalar yarışmaya katılmışlardır. Bayramiç ilçesinin AYAZMA adı verilen bölgesindeki bu yarışmayı AFRODİT kazanmıştır. Yarışmanın hakemliğini yapan TRUVA kralının oğlu PARİS, altın elmayı AF RODİT’e vererek birinci seçmiştir. PARİS’e dünyanın en güzel kadınını vereceğini söyleyen AFRODİT, Truva nın sonunun gelmesine neden olmuştur. SPAR TA şehrinin kralının eşi olan güzel HELEN’i kaçırarak Truva’ya getiren PARİS; Yunan-Tru va Savaşlarına neden olmuştur. Truva bu savaşlar sonunda yıkıma uğramıştır. 
Rehberlerimizin verdikleri bilgilere göre, ALP dağlarından sonra oksijeni ve temiz havası bol olan dağ KAZ DAĞ’larıdır. Üzerinde çok sayıda TAHTACI-ÇEPNİ ve YÖRÜK köyleri bulunmaktadır. Ayrıca Rumlardan kalma çok sayıda taşevleri bulunan, bugün çok sayıda sanatçının yerleştiği köyler de bulun maktadır. Bu köylerdeki evleri satın alan sanatçılar, zengin İstanbullular evleri restore ettirerek yaşamlarını buralarda sürdürmektedirler. Bir kaçının adını sayalım bu köylerin... YEŞİL YURT (Eski ÇETNİ Köyü), ADATEPE, ÇAMLIBEL (Tuncel Kurtiz’in mezarı bu köydedir) TAHTAKUŞLAR gibi. 
Güre ve adlarını saydığımız bu köyler EDREMİT’e bağlıdır. Antik çağdaki adı ADRAMYTTEİON, M.Ö. 1443 lü yıllarda kurulmuştur. Daha sonraları çeşitli uygarlıkların eline geçmiştir. LİDYA kralı KREZÜS’ün kardeşi şehri yeniden yaptırarak kendi adı olan ADRAMYS (Adramis) ismini vermiştir. Anadolu Selçuklu, Karesi Beyliği ve Osmanlıların egemenliğine girmiştir. İstanbul’un kuşatılması ve Midilli Adasının fetihleri sıra sında Toroslar yöresinde yaşayan TAHTACI Türkmenleri bu yöreye getirilmiş. Bunlar KAZDAĞLARI’nda yetişen Kazdağ Köknarları’nı işleyerek kadırga yapımında keresteleri ve kütükleri sağlamış lardır. Fatih’te bu Türkmenlere Kazdağlarını vererek yerleşmelerini sağlamıştır. 
Edremit, Kurtuluş Savaşımızda da ilk kurşunların atıldığı yerlerden biridir. 15 Eylül 1919 da Kaymakam HAMDİ BEY, kurduğu Kuva-i Milliye birlikleriyle düşmana karşı mücadele etmiş ve şehit düşmüştür. 
Gördüğümüz kadarıyla EDREMİT çok büyümüş. Küçükkumla’dan -Havran’a kadar olan sahil kısmı tamamen yazlıklar, apart oteller, büyük otellerle dolmuş. Sanki aralarında hiç kesinti yok.. Buralardaki evler bizim Küçükkumla-Karacaali-Narlı -Armutlu-Kurşunlu sahil lerindeki yazlık evler gibi... Kışın çoğu boş, yazın 2-3 aylık dolu... Bu anlayış bizim buralarda olduğu gibi Edremit ve çevresinde de geçerli... Ancak çok hoşuma giden kültürlerine ve kültür öğelerine sahip çıkmışlar... Köylerinde ve Edremit merkezindeki Etnog rafya Müzelerinde geleneksel kıyafetleri, araç-gereçleri toplayıp bir şehir ve köy müze leri duruma getirmişler. İmrenmemek elde değil. Neden benim Gemlik’im de böyle şeyler yok? Neden yapmıyoruz? 
Neden kaybolan ve kaybolmakta olan kültürel, tarihsel değerlerimize sahip çıkmıyoruz? Üzülmemek elde değil!