Yerel yönetim deyince…

Gürhan Çetinkaya Profil Resmi
Gürhan Çetinkaya

“Dört nala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim..”

Yaşamının önemli bir bölümünde sıla hasreti çeken,ne acıdırki çok sevdiği ülkesine uzak diyarlarda yaşamını yitiren ve hala ülkesine getirilmeyen  Nazım Hikmet’in dizeleri, içinde yurtseverliğe dair birçok duygu ve düşünceyi barındırıyor.

Yurt ve sevgi deyince İstanbul’un ,Bursa’nın,Gemlik’in ezcümle memleketimizin hal-i pür melali ortada…

Dünden itibaren eskilerin deyimiyle seçim sath-ı mailine giren güzel ülkemiz ve dahi şirin Gemlik’imiz  için sağlıklı ve yaşanabilir bir kente ulaşmak için önemli bir fırsat var…

Görünenlere bakarak kaygı taşısak da eşit koşullarda yarışılan adaletli bir seçim dileğimiz.

Her ne kadar iktidar cephesinin beka vurgusu seçimin ana temasını oluşturuyor olsa da yörelerine hizmet vermek için yarışa giren belediye başkanı ve meclis üye adaylarının yolları açık olsun.

Gemlik…

Kumla’sıyla,Umurbey’iyle,Kurşunlu’suyla fevkalade ilgiye muhtaç güzel bir ilçe…

Küçükken dilimize pelesenk olan bir tekerleme vardı..

“Körfezin ucu Gemlik

Üç tarafı zeytinlik

Gemlik nerden geliyor bu sendeki güzellik.”

Gemlik’in güzelliği önce denizden sonra barışın simgesi zeytinden geliyordu.

Ancak,

Tercihini sanayiden yana yapan yerel yöneticiler sayesinde Gemlik zeytincilikten kısmen ama halle birlikte balıkçılıktan neredeyse tamamen uzaklaştı.

Deniz kıyıları kapkara endüstri tesislerine, ölüm depolarına, zeytinlikler ise gri binalara teslim oldu.

Kendi kendinin kurdu olan insanoğlu dizginlenemeyen açgözlülüğüyle geleceğini kararttı.

Dar alana sıkışan eski Gemlik hal ve hazırda Gemlik’i yöneten zihniyetin saldığı deprem korkusunu içinde yaşayarak ayakta durmaya çalışıyor.

Seçilecek olan başkanın ve ekibinin işi çok.

Gemlik’i önce akıllı ve akılcı yapısal çözümlerle deprem korkusundan arındıracak…

Sonrasında ise talana ve yağmaya karşı, rantı gerçek sahibine, yani halka ve kamu hizmetine aktaran bir anlayışı söylemden çıkarıp eyleme dönüştürecek…

Yanı sıra,

Doğaldır ki kentlere binalar, kaldırımlar, yollar değer katmıyor tek başına…

Kentin asıl ruhunu oluşturan tarihsel geçmiş, kültürel birikim ve sanata ilgi gösterecek

Çünkü,

Kültür ve sanat kitleleri aydınlatan en güçlü ışıktır.

Yaşanabilir kentler önce insan diyen anlayışı içselleştiren yerel yöneticilerle gerçekleşir.

Yazıyı bağlarken vurgulamamak olmaz;

Ülkeyi ve kentleri emperyal hırslara kurban etmemek,edilmiş olanları ise kurtarmak gerek.

Onun için,

Rant ve kişisel ikbal uğruna kenti bataklığa gömenler seçim sandığında hak ettikleri tokadı yemeliler.

Yemeliler ki Gemlik’i yönetmeye talip olanlara ders olsun.