BİR BİR GİDİYORLAR

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

Geçtiğimiz hafta cuma günü toprağa verdiğimiz amcaoğlu Erdem Güler’in cena ze töreninde biraraya geldiğimiz eski dost lar, “Erdem Amca ile ilgili birşeyler yazacak mısın?” dediler.
“Yazarım herhalde” dedim.
Gemlik’te belirli bir kesimin yakından tanıdığı halk adamları vardır. 
Bunlar o kesim tarafından iyi tanınırlar.
Erdem Güler de bunlardan biriydi.
Dev gibi güçlü bir adamdı.
Adeta çalışkanlığın simgesiydi. 
Tuttuğu her işi, zorluklarına karşın yapardı.

Erdem ağabey, Zeynel Amcamın oğluy du. Annesi de teyzemdi.
Hem anadan, hem babadan akrabaydık yani.
Zeynel amcam, çocukluğunda geçirdiği bir kaza sonucu topal kalmıştı. Yanılmıyorsam sağ ayağı topaldı.
Bu nedenle o’na, “Topal Zeynel” derler di.
Topal olmasına karşın, ekmeğini taştan çıkaran cinsten biriydi.
1970’li yıllarda bu günkü Asım Koca bı yık Camiinin olduğu yer açık pazar yeriydi.
Açık denmesine bakmayın, üzeri beton ile örtülüydü.
Yağmur yağdığında, ne esnaf ne de vatandaş ıslanmazdı.
Salı günleri bu pazarda bakliyat satar, diğer günlerde ise sandalcılık yapardı.
Arkadan takma motorlu bir sandalı vardı. Motorun çalışması için iple sarılır ve hızlıca çekince, 45’lik plak gibi dönerken motor çalışırdı.
Motor çalışmazsa, sahilde o’nu izleyenler “Hamiyeti Koy” diye seslenirlerdi. İp bir daha sarılır amcam yeniden asılırdı ipe. Yine çalışmayınca, sahildekiler amcamı kızdırmak için, “Zeki Müren’i koy” diye seslenirlerdi. Motorun üzeri iple sarınca plak gibi döndüğünden, ‘Hamiyeti Koy’ dendiğinde, o günlerin ünlü ses sanatçısı Hamiyet Yüceses gelirdi hatıra. 
Onların 45‘likleri ünlüydü o günlerde.
Amcam, bu tekne ile Gemlik Manastır, Gemlik Kumla arasında yolcu taşırdı.
Karadan minibüs veya otobüs ile ulaşım sağlanamazdı o günlerde. 
Kara taşımacılığı at ve eşekle yapılırdı.
Amcam aynı zamanda bayram yerlerin de oğlu Erdem ile dönme dolap ve salın cakçılık yapardı.
Bayramlarda en güzel eğlencemiz ve sevdiğimiz sancağa ve ağaçtan yapılmış dönme dolaba binmekti.
Erdem ağabey, biz çocukluktan çıkar ken, hem pazarda bakliyat satar, babasına yardım ederdi.  
Sonraları ise bardakçılığa başladı.
O günlerde o’na “Bardakçı Erdem” de denirdi.
Taştan ekmeğini çıkaran kişiydi. 
Eski Kız Meslek Lisesi karşı aralığında bardakçılıktan kazandığı para ile ev yaptırmıştı.
Kış aylarında dağ köylerinde avcıların vurduğu domuzları alıp İstanbul’da pazar ladığından, bir adı da “Domuzcu Erdem”di.
O, Denizcilik Bayramlarında sandal yarışlarının vazgeçilmez şampiyonların dan, ayrıca yağlı direği, İzzet Toplu ve oğullarıyla hazırlayan kişiydi.
Denizciydi. Balıkçıydı.
Gemlik’in en iyi dalgıcıydı.
Bir dalışta 3-4 dakika nefesini tutarak iskele önlerinde eliyle karagöz yakaladı ğını bilirim. Ayrıca teknesinin önüne bir kalas bağlayıp kılıç balığı tutardı.
Deniz adamıydı, çocuklarına da dalmayı öğretti. 
Ömrü çalışmakla geçti. 
O yıllarda nice isimler vardı Erdem ağa bey gibi.  
Hepsi bir bir aramızdan ayrılıyorlar.
Nur içinde yat amca oğlum. 
Seni unutmayacağım.



Diğer Yazıları