BEDENLERİ 21. YÜZYIL ZİHİNLERİ ORTAÇAĞ

Erhan İzgi Profil Resmi
Erhan İzgi

Toplum bilimciler toplumları değerlendirirken bireylerin düşünce ve yaşam tarzlarına bakarak bir yargıya varırlar. Bireylerin düşünceleri, inançları ve yaşam biçimleri o toplum için önemli özellikler taşır.

Batı toplumları zihinleriyle ve bedenleriyle 21.yüzyılı yaşarken doğu toplumları ne yazık ki bedenleriyle 21.yüzyılı, zihinleriyle ortaçağı yaşamaktadır. Ne demek istediğimi açayım biraz. İslam dünyası 13.yüzyıldan beri bilime ve akla sırtını döndüğü için dogmaların ve karanlığın açmazında yıllardır debelenmektedir. Hristiyan dünyası tarihteki rönesansı ve aydınlanmayı yaşadığı için akıl ve bilimi en büyük yol gösterici olarak kabul etmiştir. Bu toplumlarda birey olma bilinci yaratılmıştır.

Türk aydınlanması Atatürk’le 1922’de başlamış ve bütün dünyaya örnek olmuştur. 1950’li yıllardan sonra ne acıdır ki akıl ve bilim ikinci plana itilmiş, inançlar öne çıkarılmıştır. 70 yıldan beri aydınlığa arkasını dönüp karanlıktan medet uman sözüm ona çağdaş bir toplumuz.

70 yıldır eğitimimizde akıl ve bilim yerini safsataya bırakmış, gözlem ve araştırma bir kenara itilmiş. Ar-ge çalışmaları unutulmuş. Pozitif bilimler yok sayılmış. Gelişen ve değişen dünya koşullarına sadece fiziki olarak ayak uydurulmuş, düşünce bağlamında ortaçağ karanlığına doğru hızla yol alınmıştır.

İslam dünyası ve Türkiye Hristiyan dünyasının yarattığı teknoloji ürünlerini, icatları paşa paşa kullanıyor. Bu gün Arap ülkelerinde deveyle yolculuk yapan yok. Uçak, tren, gemi, otomobil gibi araçlardan inen yok. Günlük yaşamımızda elektriği, doğalgazı, telefonu,  radyoyu, televizyonu, faksı, bilgisayarları kullanmayan kişi var mı? Son dönemde devreye sokulan cep telefonları ve müzik çalarları gavur icadı diye kullanmayan var mı?

Camilerin minarelerine takılan hoparlör hangi Müslüman ülkenin icadı bilen var mı? İmamların camide yakalarına taktıkları mikrofonu hangi Müslüman insanlığın hizmetine sundu? Sıtmayı, vebayı, tüberkülozu ve pek çok hastalığa çareyi kim buldu dersiniz?

Batı dünyası sürekli yeniliklerin peşinde olmuş, ar-ge araştırmalarına yer vererek aklı ve bilimi kılavuz olarak kabul etmiştir. Doğu dünyası hâlâ dipsiz kuyularda sözüm ona aydınlığı arıyor.

Şimdi konumuza dönelim, insanların pek çoğu 21.yüzyılın ürünlerinden yararlanıyor, bedenleriyle bu gerçeği yaşıyor; ama zihinleri hâlâ ortaçağda kalmış. Türk toplumunun da büyük bir bölümü aklını kiraya verdiği için ne yazık ki bedeni bu çağda, zihni yüzyıllar ötesinde. Madem o dönemin düşünlerini sürdüreceğiz o halde o dönemin yaşantısını  dasürdürelim. Niçin sürdüremiyoruz? Çünkü Atatürk’ün dediği gibi ” uygarlık ateşi ona yabancı olanları yakar, yok eder.” Bilimi en gerçek yol gösterici olarak kabul etmezsek çağa ayak uydurmamız da mümkün değildir.

Ne acıdır ki Türk toplumunda birçok bireyin ki bunlara birey demek de doğru mu bilmiyorum. Bunlar bedenleriyle çağdaş bir dünyada yaşıyorlar; ama zihinleriyle 500 yıl öncesindeler. Bu insanlarla çağdaş uygarlığa nasıl ulaşacağız? Biraz düşünün ve karar verin!