
|
||||||||
![]() |
![]() Seri İlan
![]() Video Galeri
![]() Foto Galeri
![]()
|
|||||||
| Kadri Güler
Mapushane günleri..
22 Subat 2012, Çarşamba 20:10
Dün, öğleden sonra Özdilek Gemlik Alış veriş Mağazası’na uğradım.
Özdilek’in kitap reyonları en çok dikkatimi çeken bölümüdür. Bir süre kitapları karıştırdım. Can Yücel’in yeni çıkmış bir kitabını gördüm. “Her Boydan/Dünya Şiirlerinden Seçmeler” adlı kitabını aldım. Bu arada, Silivri Cezaevi’nde yatmakta olan meslekdaşımız gazeteci Tuncay Özkan’ın yeni kitabı ”Hapishaneden Öğütler”i ince ledim. Silivri Cezaevi’nde yatmakta olan, onlarca gazeteci, akademisyen, siyasetçi, askerlerin hangi koşullarda yaşadıklarına bir göz attım. Mapushaneler, dünden bugüne binlerce aydını, siyasiyi, yazarı, şairi, muhalifi içeride eritmiştir. Mapushanede yatan yazar çizer takımı, buradaki seçtiklerini şiirlerinde, romanlarında, kitaplaştırdılar. Son üç yılda Silivri Alkadrası’nda kalan gazetecilerin, son zamanlarda yazdıklarına kitaplar en çok okunanlar arasında. Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Doğu Perinçek’in kitapları bunlara örnektir. Tuncay Özkan’ın “Hapishaneden Öğütleri’nde kaldığı tek kişilik hücrenin kara kalemle çizilmiş planları da yer almış. Ölçü şu: “5 adım boyunda, 3 adım eninde. Yatak, masa, dolap, banyo, tuvalet hepsi dahil. Yataktan duvara bir adım. Masa camın önünde olunca geri kalan üç adım...” Nazım Hikmet’in yaşamın önemli bir bölümü mapushanelerde geçmiştir. Nazım bir şiirinde mapushanede güneşe çıkışını şu dizelerle anlatır. “Bugün pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak bu kadar mavi bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldanmadan durdum. Sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. Toprak, güneş ve ben... Bahtiyarım..” Sunay Akın ise. mapushanede güneşin nasıl tutsal olduğunu anlatır şiirinde: TUTUKLU Tutsak olacağını bilerek yine bu sabah demirparmaklıktan içeri usulca sızdı güneş Yasaklanınca görüş gününde çiçek getirilmesi arka duvarın dibine sarmaşık tohumu ekmiş annem Oysa el bile sallayamamıştım ona kuyrukta saatlerce bekleyip doldurduğu içme suyunu dökerken ardıma... Mapushanelerimiz nice ünlüyü misafir etti, yine de etmeye devam ediyor. Nazım’dan, Sabahattin Ali’ye, Orhan Kemal’den, Ahmet Arif’ten, Ataol Behramoğlu, Necip Fazıl, Can Yücel, Kemal Tahir, Yaşar Kemal ve niceleri... Ahmet Arif’in aşağıdaki şiiriyle mapushanelerde çile çekenlere selam olsun: İÇERDE Haberin var mı taş duvar? Demir kapı, kör pencere, Yastığım, ranzam, zincirim, Uğruna ölümlere gidip geldiğim, Zulamdaki mahzun resim, Haberin var mı? Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş, Karanfil kokuyor cıgaram Dağlarına bahar gelmiş memleketimin. Bu haber 311 kez okunmuştur.
|
![]() Yazarlar
![]() ![]() Dedikodudan yorum olur mu? 21 Mayıs 2012 ![]() ![]() Röportaj
![]() Uzun bir aradan sonra röportaj köşe mizde yine sizlerle beraberiz. Bugün köşemize; 'Yağmur Çiselerken, ...
|
|||||||